Translate

Çemkirdiğime utandıklarım

4/3/2014
Buraya pek fazla şey yazmadığıma göre ya çok fazla çemkirmiyorum ya da sizinle paylaşmıyorum. Artık siz verin kararı. 

19/9/2012
Geçenlerde tam akşam yemeğine oturuyoruz, telefonumuz çaldı. Arkadaşlarımızdan birinin bir nedenle yardıma ihtiyacı oldu. Zor birşey değildi ama kocamın gidip gelmesi yaklaşık 40-45 dakika sürecekti. Ben de alçak sesle kendi kendime söylendim "Allah Allah! Bu saatte olur mu canım. İnsan daha önce söyler. Tam da sofraya oturacaktık" diye. 

Kocam suratıma baktı, gayet sakin, okşayan bir sesle "olur böyle şeyler, söylenme" dedi ve çıktı evden. Ben o konuşur konuşmaz utanmaya başlamıştım zaten kendimden. Nitekim gitti, geldi, zaten yemek hazırlamak da neredeyse o gelmeden biraz önce bitmişti. Oturduk, ağız tadıyla yemeğimizi yedik. 


20/08/2012
Umarım bu sayfaya yazacak çok şey çıkmaz. Ama bu olanı anlatabilmek için bir sayfa açmalıydım.

Hafta sonu ailecek kent dışına çıkıyoruz ve yana yakıla köpeğimizi bırakacak bir yer arıyoruz. Normalde anlaşmalı olduğumuz bir hanım var, biz bir yerlere gittiğimize o gelir, bizde kalır ve köpeğe bakar. Ancak bu kez bu mümkün olmadı.

Ben de Cenevre çevresindeki köpek pansiyonlarına baktım mecburen. Ancak tatil olması nedeniyle olsa gerek, hepsi doluydu. Karalar bağlamış otururken işyerindeki küçük ilanlara yazmak geldi aklıma. İki kere vazgeçtim aslına bakılırsa. "Kime ne senin derdinden!?" diye düşündüm. "Ayıp, insanları böyle birşey için rahatsız etme!" diye kızdım kendi kendime. Ama sonra mecbur kaldım. 

İnanamadım gelen yanıtlara. Bir sürü insan yazdı, yardım etmeyi önererek. Ama biri, Mary diyelim, hemen lafı dolandırmadan "getir bana bırak, hiç sorun olmaz" dedi.

Şimdi bu sayfanın adına layık olması için Mary'den bahsetmem gerekecek. Bu arkadaş bizim yemeklerimizi çok sever. Ben de iki kez onun evine gidip onun yemek yapmasına yardım etmiştim akşam misafirleri için. Aslına bakarsanız düpedüz ben yapmıştım bütün yemekleri çünkü hanım daha soğanı piyaz doğramadan anlamıyor. Piyaz için doğradığı soğanları ben buzluğa koyup ("sonra kullanırsın şekerim!") kendim yeniden doğramıştım, o kadar yani...

En son birkaç hafta önce koridorda görüştüğümüzde de "ah! yeniden yemek yapsak!" dediğinde ben kendi kendime neler neler söylememiştim içimden... İçimden yüzüne karşı çemkirdiğim yetmediği gibi bir de gidip kocama çemkirmiştim "kadın resmen beni kullanıyor canım, iyi valla... Git 10 kişiye yemek yap, canın çıksın. Bu ne ala memleket!" falan filan falan... Anladınız işte mevzuyu.

İşte bu kadın bugün beni telefonla arayıp "hemen getirebilirsin Bupçik'i, hiç sorun olmaz. Bende zaten iki tane var, bahçem uygun, onlara oyun alanları, gölgelik yerler var. Bir de köpek kulübesi var, isterlerse girerler, falan filan" deyince e ben de utandım tabii kendimden. İşte bu "Çemkirdiğime utandıklarım" köşesi de böylece doğmuş oldu.

3 yorum:

  1. Guzel bir sey itiraf edebilmek. Ben de cogunlukla cemkiren bir kisi olarak henuz itiraf etme asamasina gelmedim. Blogda boyle bir bolum acsam da bos olarak kalir sanirim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Belki de yazmak zorunda kalmamak için çemkirmeyi bırakırsın? :)

      Sil
    2. assla :))) can cikar huy cikmaz .

      Sil