Translate

11 Kasım 2014 Salı

Cenevre'de lüks yaşam

Bir sonbahar yürüyüşü...
Biz Cenevre'de çok lüks yaşıyoruz. Nasıl mı? Şöyle:


  • Ben işe, çocuklar okula yürüyerek gidebiliyoruz. 
  • Kışları bizim belediyenin açtığı buz pateni pistinde para ödemeden kayabiliyoruz.
  • Yine belediyeye ait olan yüzme havuzundan yaz-kış 10 TL karşılığı yararlanabiliyoruz. Eğer toplu bilet alırsak daha da ucuza geliyor.
  • Hafta içi akşam yemeği sonrasında canımız isterse yürüyerek arkadaşlarımıza çay içmeye, sohbet etmeye gidebiliyoruz. (Hatta nostalji olsun diye çocuklarımıza telefonla arattırıp "bir maniniz yoksa annemler size çaya gelmek istiyorlar" dedirttirip kıkırdıyoruz.)
  • Hafta içi sinema günleri yapabiliyoruz. Birimizin evinde toplanıp ev sahibinin seçtiği filmi seyredip patlamış mısır yiyebiliyoruz.
  • Evet ya, bizim burada sevdiğimiz ve sık sık görüşebildiğimiz güzel bir arkadaş çevremiz var. Çocuklarımız da arkadaş...
  • Hafta sonları doğa yürüyüşleri yapabiliyoruz. Kentin içinden yürüyerek 10 dakika uzaklaşınca kendimizi ormanın içinde, nehrin kenarında bulabiliyoruz. 
  • Yediklerimizin içinde GDO olmadığından emin olabiliyoruz.
  • Yöneticilerimizi tanımama lüksünü yaşıyoruz. 
  • Eşcinsel arkadaşlarımız, ahbaplarımızı, tanıdıklarımız var ve onlar rahat bir şekilde özel ve iş yaşamlarını sürdürebiliyorlar.
  • Kimse kimsenin dinini sorgulamıyor, eleştirmiyor. 
  • Havamız temiz. 
  • Musluğa ağzımızı dayayıp su içebiliyoruz kana kana.
  • Havaalanına yürüyerek gidebiliyoruz.
  • Pazardan bizim çevremizde yetişen sebze ve meyveleri alabiliyoruz. (Dünyanın öbür ucundan gelmeyen sebze ve meyvelerin tadını hatırlıyor musunuz?)
  • Turşu ve konserve yapmaya vaktimiz ve keyfimiz oluyor. (Lahana turşum bu sene de yı-kı-lı-yor!)
  • Arabayı evin hemen önünde park edebiliyoruz.

İşte böyle, gördüğünüz gibi biz Cenevre'de çok lüks yaşıyoruz. 

Sizin hayatınız nasıl?

3 yorum: