Translate

1 Ekim 2014 Çarşamba

Cenevre ormanı

Altı arkadaş doğa yürüyüşçüsü olduk. Bir aksilik olmazsa her hafta sonu patikalara, nehir kenarlarına, dağ başlarına atıyoruz kendimizi. Beş ila 10 kilometrelik parkurlar yapıp doğanın güzelliğine hayran kalıyoruz. 

Genellikle yolun üçte ikisini gittikten sonra mola veriyor ve azıklarımızı yiyor, çaylarımızı içiyoruz. Doğada bile olsa bir Türk çayını içer!... 

Buranın Cenevre'nin göbeği olduğuna inanmak ne kadar güç! Neredeyse balta girmemiş orman...
Geçtiğimiz hafta sonu çok uzağa gitmeyelim, kentimizin içinde yürüyelim dedik ve kent merkezinden (Jonction) başlayarak batı istikametinde Rhone nehri boyunca giden bir parkurda karar kıldık. 20 kilometrelik bu parkurun ilk 10 kilometresini tamamladık, gerisi bu hafta sonuna kaldı. Arkadaşlarla Cumartesi günü bu yürüyüşte buluşup bayramlaşacağız...

Yol boyunca bu nehrin kenarından, kah az yüksekten, kah tam da aynı hizadan yürüdük.
Bir ara yolumuz Cenevre üniversitesine bağlı hastanelerden birinin yakınından geçti. Hemen yanıbaşındaki tarlada uzun tüylü İskoç ineklerini görmek hoş bir sürpriz oldu. 


İskoç inekleri 

Neyse ki bu merdivenlerden çok yoktu.

Bunca yıldır bu köprüyü ilk kez gördük. Bunun için yaya olmak gerekiyormuş!

Doğanın içinden insan hızıyla ve başka bir şey yapmadan yürüyünce ne kadar çok şey farkediliyor... Nehir bile başka bir fısıltıyla konuşuyor trafik gürültüsünden uzaklaşınca. 

10 kilometre orman içinden, nehir kenarından yürüyüp sonunda belediye otobüsüne binip eve gitmek de hakikaten bir yaşam lüksü olsa gerek. Bunu her durumda pahalı araba, eşya ve eve tercih ederim.

Çok şükür!..

1 yorum:

  1. Şehrin tam ortasında ama şehirden çok uzakmış gibi sık ağaçların arasında ve ıssız...güzeldi...

    YanıtlaSil