Translate

12 Mart 2014 Çarşamba

Martı kaşlı çocuk: Berkin

Berkin Elvan. 15 yaşında başından gaz kapsülüyle vurularak öldü.
Katili hala bilinmiyor.
Onüç yaşında bir erkek çocuk annesiyim. Oğlum Berkin'den 2 yaş küçük. Zaman zaman o da gidiyor ekmek almaya hemen köşedeki markete. Onun da başına beklenmedik şeyler gelebilir - Allah korusun - hayat bu, bilinmez. Ama Berkin'in başına gelen gaz kapsülünün buralarda, o şekilde hedef gözetilerek, bir silahtan çocuklara atılması düşünülemez bile... Cenevre'de olması düşünülemeyecek bir şey, ülkemde hala oluyor, hala insanların kafası, gözü hedef alınarak kapsüller fırlatılıyor. 

Benim inancıma göre her insan dünyaya bir kontrat imzalayarak gelir. Bu hayatta oynayacağı rolü, üzüntüyü, sevinci, zenginliği, yoksulluğu, başarıyı, ezayı, işkenceyi, etnik kimliğini; kısacası başına gelecek her şeyi önceden kabul eder. Dünya hayatı ne de olsa bir göz açıp kapayıncaya kadar geçecektir ve bedenlenmeyi kabul etmiş olan "insan" bu hayatta edindiklerini de heybesine katarak zenginleşecektir.

Ancak bu "önceden kabul etmiş olma hali" şimdi, şu anda yaşanan acıları, kederleri daha az kılmaz; yürek parçalanma halini daha kolay yaşamamıza da yardımcı olmaz. Berkin'in annesi, babası bunu kabul ederek gelmiş olsa bile o şimdi bir evlat kaybetmenin başedilemez acısıyla yanıp kavrulacaktır. Berkin ise artık acılardan arındı... 

Berkin ve onun gibiler, biz, geride kalanlar, olan biteni daha iyi anlayabilelim, daha dik durabilelim, hayatta yapmamız gerekenleri kavrayabilelim, oynamamız gereken rolün farkına varabilelim diye bu denli kısacık yaşamayı kabul ediyorlar. 

Zaman içimize doğru bir yolculuk yaparak sıcak gözyaşları akıtma, sonra Berkin için, kendi oğlumuz, kızımız, sevdiklerimiz, ülkemiz ve insanlık için ayağa kalkma ve doğru olanı yapma vaktidir.

Zaman "benim ülkem senden ve senin gibilerden daha iyisini hak ediyor" deme vaktidir.

Zaman, kendi mekan, mecra ve yöntemlerimizle, barış içinde harekete geçme vaktidir.







Hiç yorum yok:

Yorum Gönder