Translate

21 Ocak 2014 Salı

"Dehşet verici belge!"


Bugünkü haberlere "dehşet verici belge" olarak geçti Kılıçdaroğlu'nun açıkladığı bu belge. Tıklarsanız içeriğini okuyabilirsiniz. Özetle İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Hüseyin Baş'ın Adalet Bakanlığı Müsteşarı Kenan İpek ile yaptığı telefon konuşmalarıyla alakalı olarak tuttuğu bir tutanak bu.

Bu tutanağın yasal bir doküman olarak geçerliği nedir bilmiyorum. Bu gibi "ben bunu dedim, o şunu dedi" durumlarında kimin doğruluğunun nasıl kanıtlanabileceğini de bilmiyorum. Ama bu tutanağı okuyunca bu durumun bana nasıl mümkün ve tanıdık geldiğini çok iyi biliyorum. Başbakan bize bu üslubu bizzat tanıttı her konuşmasında. Bu tepeden bakan, ezmeye çalışan, saygısız, tehdit edici, kibir, cehalet ve erkin verdiği cesaretle bağırıp çağıran, yumruğunu masaya vuran üslubu... Dolayısıyla onun bakanının müsteşarının da aynı üslubu benimsemesi şaşırtıcı değil.  

Gecenin bir vaktinde kendisini evden arayarak bu şekilde baskı yapan bir müsteşara kaç devlet memurunun "hayır" diyebileceğini düşünüyorsunuz? 

4 yorum:

  1. Artık şaşırtmıyor ve şaşırmamak beni korkutuyor, alışıyor muyum,kanıksıyor muyum, ne tepki vermeliyim? e insan tepki verince karşı taraftan bir karşılık bekliyor, ama bu tepki gittikçe hırçınlaşıyor açmazlardayım inecek var!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İlk kez Özal demişti "alışırsınız" diye. Her gün aynı şekilde tepki vermek bünyeyi yoruyor tabii... Gerçekten alışıyoruz.Ne acı!

      Sil
  2. Merhaba Hande Hn,
    Yazınızı okuduktan sonra, saha kenarındaki ısınma hareketleri yapan futbolcu gibi canlandırdım sizi gözümde. İzmir'deki toplantıda siyasete gireceğiniz söylemiştiniz bana. Umarım istediğiniz gibi gelişir her şey.
    Sevgiler, Murat

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Valla hayat bana şunu öğretti: kısmetten öteye yol yok! Bakalım...

      Sil