Translate

6 Kasım 2013 Çarşamba

Özel hayata müdahale ya da "kızlı erkekli" yaşam

Stokholm'de kızlı-erkekli bir vitrin.
Toplantı bitti, dönüş yolundayım Brüksel'den. İstanbul üzerinden döndüğüm için biraz uzun olacak eve varmak. Havaalanında gecikmeli uçağımı beklerken göz attığım gazetelerde ülkem yine beni hayretler içinde bıraktı. 

Başbakanın "aynı evde yaşayan üniversite öğrencileri" cevherinden sonra ilk konuya atlayanlardan biri Adana valisi olmuş "Görev addederiz!" Bak bak bak! Ne yapacak pek merak ettim. 

Daha sonra devlet büyüklerimizden biri (bu arada kendi salona girince ayağa kalkmayanları azarlayan 34 yaşındaki devlet büyüğümüzü de hatırlatıyorum) "terör örgütü kızlı erkekli öğrenci evlerini kullanıyor" mealindeki bir lafla mevzuya terörü karıştırıp engin bir yaratıcılık örneği sergilemiş.

Lafı gevelemeye hiç gerek yok Nazlı Ilıcak bile "utanıyorum bu hükümete oy verdiğime" demişken. Eğer 18 yaşını aşmış bireyler oy verip başımızdaki bu hükümeti seçebiliyorsa, dağa savaşa gidip şehit düşebiliyorsa, daha küçük yaşta bile evlenip ana-baba olabiliyorsa, isterlerse kızlı-erkekli aynı evde de kalabilirler. Bu en fazla o gençlerle ana-babaları arasında tartışılır; devletin bu işe burnunu sokmaya hiç mi hiç hakkı yoktur. 

Ama olur mu hiç! "Muhafazakar demokrat" hükümetimiz (ne demekse) seçim yollarını anlaşılan bu türlü cevherlerle süsleyecek. Hayır, işin enteresan tarafı "başbakan söylediyse demek üniversiteler fuhuş yuvasına dönmüş; kızlarla erkekler al takke ver külah sabahtan akşama kadar altalta üstüste demek ki!" diye düşünecekler de olacak biliyor musunuz?

Hey Allahım sen bunlara akıl fikir ver yarabbim! Yine bir bardak suda fırtınalar kopuyor ülkemde...

3 yorum:

  1. Neredeyse 50olacagim hala eller gider aya diyorum. Bitmiyor bitmeyecek

    YanıtlaSil

  2. Öğrenci evlerinin denetlenmesi konusunda ne düşünüyorsunuz?Anketimize buradan katılarak fikirlerinizi paylaşırsanız mutlu oluruz.

    YanıtlaSil