Translate

15 Ekim 2013 Salı

İyi bayramlar!



Annemin "bakma bakma!" nidaları ile babamın "bir şey olmaz kızım, istersen bakabilirsin" diyen yumuşak sesini hatırlarım her bayram sabahı. 

9 - 10 yaşlarında olsam gerek... Bütün o ritüel; görüntüler (koç, yemeni, bıçaklar, yerdeki çukur, ağaçtaki ip), kokular (ter, kan, toprak), ortamdaki belirgin erkek egemenliği (babam, kasap, komşular), damardan oluk oluk akan kızıl kan, azıcık debelenip sonra yumuşakça ölen hayvan... Dikkatle ve saygıyla işlenen et, tepside taşınan parçalar... Film gibi hafızamda yer eden anılar...

"Kurban" lafının kendisi zaten çok ağır. Kurban verme, kurban etme, kurban olma... Kültürümüzde ne kadar yaygın, ne çok duyulan, yadırganmayan laflar... Bir yerde toprağa ne kadar yakın olduğumuzla ilintili aslında biz her ne kadar kendimizi yere göğe koyamasak da...

Dün Hükümet Kadın filmini seyrettim televizyonda. Bir yerde kadına oğlu soruyor nereye gittiğini öğrenmek için. "Cuma"ya diyor annesi. Çocuk "kadınlar Cuma'ya gitmez ki" deyince de şu cevabı alıyor: "neden? size Cumadır, bize Perşembedir?!" 

Herkese iyi bayramlar...

1 yorum:

  1. Uzaklarda olsak da bize de bayramdır...
    Mutlu mutlu, sevdiklerinle beraber nice bayramlara...

    YanıtlaSil