Translate

26 Ağustos 2013 Pazartesi

Jardin des Cinq Sense - Beş Duyu Bahçesi

Hafta sonu arkadaşlarımızla görüşebilmek için gittik Yvoir'a (İvuar diye okuyabilirsiniz). Hava güzeldi, göl güzeldi, iki de minik yavru vardı ekipte, herkesi gülümsetiyorlardı habire. Sonra rakı-balık seven bir İtalyan ve eşi vardı... Benim Ereğli'den bir eski arkadaşım ve onun sevgili kocası da vardı. Benim kardeşim ve kızım da vardı. Muhabbet de güzeldi... Daha ne olsun!

Ama oldu... Beş Duyu Bahçesi'ne gittik üstüne üstlük. Daha önce de gitmiştim buraya ama sanırım bu mevsimde ilk gidişim. Bütün bahçe coşmuştu. Bir gün önceki yağmur da tozu toprağı almış, bütün bitkileri pırıl pırıl yıkamıştı.

Burası labirent şeklinde yapılmış bir bahçe. Kapıdan aldığınız bir harita yardımıyla bölümler arasında dolaşıyorsunuz. Her bölüm bir duyuya hitap eden bitkilerden oluşuyor. Mesela tad duyusuna ayrılmış bölümdeki bitkilerin hepsi, çiçekler de dahil yenebiliyor. Koklama duyusuna hitap eden kısımda her bitki müthiş aromatik. (Bu arada hakikaten gül gibi kokan gülleri ne kadar da özlemişim!) Dokunma duyusunun işlendiği bölümde dikenliden kadife yaprakları olana kadar bir dolu bitki var. Görme duyusu en kolayı, rengarenk çiçekler... En zoru da işitme sanırım, oraya da bir küçük çeşme yapmışlar şırıl şırıl akan, içinde de nilüferler elbette...

Çok güzeldi ama biraz hızlı hareket ettik. Bir dahaki sefere oradaki banklarda oturup biraz kendimle sessiz kalmayı isterim doğrusu. 

İşte size bir grup fotoğraf. Umarım beğenirsiniz.



Bu güzel şey enginardan başkası değil!

Havuçlar toprak kovalarda...

Koca kabak.


Salatalık otlar...

Bu bitki nasıl zeytin kokuyordu, bu kadar olur...


Zarif bir çiçek...




Bunun yaprakları kadife gibiydi.










Bu da bahçeden çıkışta bir lokantanın girişi.


Yvoir sokakları.


Yvoir'ın yerlilerinden...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder