Translate

17 Temmuz 2013 Çarşamba

Hızlı

Sekoya. Trembley Parkı. Cenevre
Çok şey oluyor. 

Sanki bitirmem gereken her şey şu son 10 güne sıkışmış gibi... Okumam, yorum yapmam gereken raporlar, bitirmem gereken yazılar, hazırlamam gereken sunumlar, vermem gereken röportajlar... Elbette arada çocukların yaz okulu, doğum günü ayarlamaları, kırılan telefonları... Çalıştığım bölümün yıllık "günü" de yaklaştı, web sitesindeki bütün yazılar tek tek elden geçti, basın konferansı için patronların konuşma anahatları hazırlandı, sosyal medyacılarla, yazarlarla, basın danışmanlarıyla görüşüldü... Hala her şey hazır değil ama ben bu Cumartesi izne ayrılıyorum. Benden sonra gelenler bitirecekler artık.

Güzel taraf ise yaklaşık 10 gündür Cenevre'de hava pırıl pırıl! Millet göl kenarında yüzüyor, güneşleniyor. Zaten burada hava açınca ortalık birden bir sayfiye yerine dönüşüyor. Belediye otobüslerinde şortlu, içleri mayolu tipler, havlularını sallayarak plaja gidiyorlar. (Kışın da bunlar kayaklarıyla biniyorlar aynı otobüslere...) Plajlar tıklım tıklım. Niye olmasın ki, mesela 4 kişilik ailenizi alıp gittiğinizde giriş parası 9 frank, yani 18 TL civarında. İçeride isterseniz kendi getirdiğiniz yiyecekleri yiyin, ister oradan, çok makul fiyatlarla aldığınız atıştırmalıkları...

İşyerim aracılığıyla sanal ortamda katılınan bir yoğun Fransızca konuşma kursuna katıldım. Hiç işim yokmuş gibi haftada 4 gün, 2 hafta boyunca her gün 1.5 saat kulaklıkları takıp "oui, je vais vous en parler" falan diyorum dünyanın çeşitli yerlerinden katılan öğrencilere. Bugün de ilk hafta karnemizi aldık, 5 üzerinde 4.7 almışım. Kim tutar beni! Çalışkanım...

Bu arada hala ülkemden acı haberler geliyor. Yanlarında güzel (yeryüzü iftarları gibi) olanlar da var tabii... Umutluyum...

Mısır'da darbe oldu. Bildiğim bir sürü okumuş, aklı başında insan umutla yaklaştı önce ama sonra ne oldu, ne düşündüler bilemiyorum. Haber alamadım onlardan bir süredir. Endişeliyim...

Öte yandan kuzenlerimi görmeye gidiyorum ABD'ye yakında. Heyecanlıyım... (Başka bir olay daha var ama onu da dönüşe bırakayım... O da ayrıca heyecanlandırıyor beni.)

Bu arada iki günde bir egzersize gidiyorum. Özellikle kardiyo yaparken attığım ter bana çok çok iyi geliyor. Tek derdim doğru dürüst egzersiz müziği bulamamış olmam... Bir Latin albümü aldım, çok beğendim ama artık 2 ayı geçti, hep onu dinliyorum, biraz baydı. Önerileriniz varsa çok sevinirim. Şu DJlerin hepsi birbirine benzetilmiş "çıstak çıstak" müziklerin dışında bir şeyler arıyorum. Gerçek müzik yani...

Bu kadar hızla akan günlerin sonunda ise yine her iki günde bir aşağı yukarı, meditasyon yapıyorum. Yani sadece oturuyorum. Bunu ilk yazdığımdan bu yana yapmaya devam ediyorum işte. Çok iyi geliyor. Yavaşlıyorum, sakinleşiyorum. 

Ortalamasını alırsak duygudurumumun, "hızlı" diyebiliriz. Egzersiz ve meditasyon az bir şey yavaşlatıyor. Umarım 10 günlük izin iyi gelecek.

Çok şey var yazacak ama vakit...

2 yorum:

  1. Sevgili Hande merhaba, bütün yapılacaklar son günlere birikir hep, koşuşturmaca daha da yoğunlaşır tatile çıkmadan önceki günlerde...ben de anlamam bunu...ama dediğin gibi günlerin hızla geçtiği kesin, hele tatilde daha da bir hızlı akıp gidiyor günler...
    Sana ve diğer aile üyelerine gönlünüzce bir tatil dileklerimle...
    Dönüşe bir sürü güzel anlatacak anılarımızın olması dileklerimle...

    YanıtlaSil
  2. Aslında biraz yavaşlatmak lazım hayatı, kendinize dikkat edin :)

    YanıtlaSil