Translate

18 Haziran 2013 Salı

Ülkem

Duranadam Cenevre'de
Orada insanlar gaz bulutları altında; gözleri, burunları, ciğerleri tıkanıyor.

Orada insanlar ölüyor, gözleri çıkıyor, kafaları, kolları, bacakları kırılıyor.

Orada meslektaşlarım sokak revirlerinde ellerinde sadece ventolin, ağrı kesici ve pansumanla hasta bakıyor.

Orada çocuğum yaşındaki gençler ve onlardan feyz alan diğerleri her gün yeni bir espri ile yeni bir direniş yolu geliştiriyor.

Orada yaşlı başlı adamlar üç maymunu oynarken kendi mizaçlarına daha yakın olduğu için uluslararası komplo teorileri geliştirip bunlara inanıyor.

Orada muktedir "biz" ve "onlar" diyerek ülkemi, insanımı bölüyor.



Burada biz her akşam televizyon karşısında bir kanaldan öbürüne geçerek, eldeki akıllı telefondan da Twitter ve Facebook'u gözden kaçırmadan, savaş izler gibi izliyoruz olan biteni.

Burada "biz ne yapabiliriz" sorusuyla içten içe kavruluyoruz.

Burada biz işe güce yoğunlaşamıyor, işe gidince bile sık sık "ne olmuş son 10 dakikada" diye sağa sola bakınıyoruz.

Burada en sonunda başlayan güzel havaların tadını alamıyoruz. Ağzımızın içi paslı sanki; sanki hastayız.

Burada kim "Neler oluyor Türkiye'de?" dese gözlerimiz doluyor, neresinden anlatmaya başlayacağımızı bilemiyoruz.

Burada bir yandan "iyi ki burada çocuklarımız" diyor, sonra hemen bunu düşündüğümüze utanıyoruz.


2 yorum:

  1. Gözlerim doldu okurken. Biz buradayız. Direniyoruz ama inan hislerimiz seninkilerle aynı. Işığa ulaşmaya çalışıyoruz.
    Sevgiler Türkiye'den...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Güzel günler göreceğiz... Sevgiyle...

      Sil