Translate

27 Haziran 2013 Perşembe

Hayata yeni bakışlar ve Gezi Parkı



Gezi Parkı direnişinin ruhumda oluşturduğu dalgalanma henüz dinmedi. Belki de uzakta olmanın getirdiği bir çaresizlik vardır bunun içinde. Orada olanlar 
eminim bir şekilde devamını getirmiştir. Bizim için durum biraz daha farklı...

Benim bu süreçten öğrendiğim çok şey oldu. 

En başta kibrin bir toplumu nasıl derinden etkilediğini gördüm. Şiddetin nasıl şiddet doğurduğunu, şiddet bekleyen, arayan, ondan beslenen grupların nasıl her yerde olduğunu, başımızdakilerin şiddeti durdurmakta nasıl yetersiz kaldığını izledim.

Beni derinden etkileyen şeylerden biri de ülkemde farklı düşünen müslümanların olduğunu keşfetmek oldu. Kendilerini hem "anti-kapitalist", "devrimci" gibi sıfatlarla, hem de "müslüman" olarak tanımlayan gruplar gördüm. Gezi Parkından "biz bu harekete solcu olarak başlamıştık, şu anda kandil simidi yiyerek Miraç Kandili kutluyoruz, oyuna mı geldik kanka!" şeklinde atılan twitlere güldüm. Sonra "güya namaz" diye bir tamlama yapıldı resmi ağızlardan, "yok artık!" oldum... Bu grupların web sitelerini ziyaret ettim. Okudum, okudum... Bana çok iyi geldi. Temiz hava gibi, derin bir nefes gibi, gülümseyen bir yüz gibi iyi geldi...

Her yönden yeni televizyon kanalları keşfettim; Halk TV, artı1 TV, Ülke TV... Bazılarının bizi nasıl yıllardır uyuttuğu konusunda iç burucu bir aydınlanma yaşadım.

Twitter'ı keşfettim. Özellikle ilk günlerde haber alabilmek için yanıp tutuşurken, önceleri pek de kullanmadığım bu platformu daha iyi kullanmayı öğrendim. Herkesi ulaşılabilir kılma özelliğine hayran kaldım.

Ben kendimi son 10 yıldır dışlanıyor, kaale alınmıyor, ötekileştiriliyor diye hissederken başta Kürtler olmak üzere uzun yıllardır dışlanan, kaale alınmayan ve ötekileştirilen bütün azınlıklarla yürekten bir empati yaşadım. 

Kadınların bu direnişte baş rolde olduklarını gördüm. Gurur duydum. Gerçek hayatta olduğu gibi direnişte de yarı-yarıya idiler. Umarım bir gün mecliste de böyle olur dedim.

İçim 31 Mayıs öncesine göre çok daha umutla dolu. Artık hep birlikte korkunun sonu olmadığını gördük. Şimdi hep birlikte ve birer birer daha demokratik, daha aydınlık, birbirine saygılı ve daha ahlaklı bir Türkiye için çalışıyoruz.


Vazoya dikkatli bakın.
(Fotoğraf için Tülin'e teşekkür ederim: TIK)




2 yorum:

  1. İlk fotoğrafı çocuklar bana gösterip "tam senlik anne" demişlerdi :)
    Yazdıklarınıza yürekten katılıyor, umudumuzun bundan sonra da beslenmesini diliyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler... Hemen sizden bir alıntı yaptım gördüğünüz gibi yukarıda... Sevgilerimle...

      Sil