Translate

30 Mayıs 2013 Perşembe

Ekonomi Tıkırında




Ey benim gün geçtikçe muhafazakarlaşan, tutuculaşan, kendi gibi olmayana yaşam şansı vermemek için kapılarını kapayan, hırçınlaşan, nobranlaşan, bunu da normal sanan, iyi, güzel sanan insanım, kardeşim... 

Kaypağım, ilkesizim, düşüncesizim... 

Kocasının lime lime doğradığı kadının ardından "o da tahrik etmeseydi" diyen ablam, komşum... 

Uzak ve yalnız ülkemin en iyi okullarında okuyup, plazalarında çalışıp, yine de kafası örümcekli çocuğum, yengem, kaynım... 

Kendine büyük medya aracılığıyla pompalanan "gerçekleri" yiyen, yutan, daha yok mu diyen cahilim, okumuşum, aydınım... 

Ey benim güce tapanım... Erke yana yakıla methiyeler düzenim... 

Ey benim ses çıkarmayan, soru sormayan, beynini, gönlünü nadasa yatırmış vekilim, partilim, memurum...

Ey benim paraya, markaya, şaşaaya tapanım... 

Ey "asmayalım da besleyelim mi?" diyen zihniyetin yirmibirinci yüzyıl temsilcisi vatandaşım...

Yeni yasanız hayırlı uğurlu olsun. Allahın izniyle bu ülkeyi bir musibetten daha kurtardınız; ve leddalin amin!

Ancak dünyada farklı şeyler de oluyor. Mesela bu sabah Uyuşturucu Politikaları Küresel Komitesi (Global Policy on Drug Policy) adındaki bir uluslararası komisyon, son 40 yıldır dünyada uygulanan uyuşturucularla savaşın nasıl bir halk sağlığı sorununa neden olduğunu gösteren bir raporu kamuoyuna sundu. Açıklama yapanlar arasında eski İsviçre Başbakanı, Birleşmiş Milletler nezdinde HIV/AIDS özel danışmanı, bir doktor ve uyuşturucu kullanan bir karaciğer hastası da vardı. Ayrıca bu komisyonda eski Brezilya, Portekiz, Yunanistan ve Meksika başbakanları, bir edebiyatçı, eski BM Genel Sekreteri Kofi Annan, ve benzeri şahsiyetler de yer alıyor. Yani öyle, "hadi canım, üç-beş ayyaş, uyuşturucu müptelası bir araya gelmiş de kendi kendilerine rapor yazmış" değiller...

Peki ne diyor bu rapor? Özetle, şimdiye kadar uygulanan uyuşturucu kullananları kriminalize etme çabaları korkunç bir hepatit C salgınına neden olmuştur, bunun derhal durdurulması gerekir diyor. Ayrıca hükümetler her yıl uyuşturucu kullananları tutuklayıp cezalandırmaya harcadığı milyarlarca doları halk sağlığı ve koruyucu hekimlik uygulamalarına ayırmalıdır diyor. Uyuşturucu kullananların suçlu ilan edilmesi ve toplumun kıyılarına itilmeleri onlarda çok önemli sağlık sorunlarının ortaya çıkmasına neden olmuştur, bu hemen durdurulmalıdır, ilaç/uyuşturucu bağımlılığının tedavisi zorunlu olmamalıdır diyor.

Olsun, ne gam... Benim ülkem bize böyle yönetilmeyi uygun ve hak görmüş. Hadi, devam... Bodoslamadan bireysel hak ve özgürlükleri budamaya, gözlerin nurunu kısmaya, herkesi tektipleştirmeye devam... Kimseyi dinlememeye, hoyratlaşmaya, hödükleşmeye devam... Nasılsa ekonomi tıkırında...

1 yorum: