Translate

22 Nisan 2013 Pazartesi

En yavaş koşucu

Koşarken ben.
(Kaynak: Wikipedia)

Bu sabah itibarıyla C25K programımın üçüncü haftasına bando-mızıka eşliğinde başlamış bulunuyorum! 

Her hafta başında içimden şöyle düşünceler geçiyor: "Bak, ben şimdi yeni haftanın programına başlamasam... Yani şimdi çok zor olur da yarıda bırakırsam olmaz, canım sıkılır. En iyisi ben geçen haftayı bir daha tekrar edeyim de iyice pekişsin. Sonraki haftanın programını bir hafta geç yaparım canım, ne olur ki!..."

Bunları düşünürken yüzümü yıkayıp giyinmiş oluyorum. Sabahın çıtır çıtır havası yüzüme çarptığında ise "hadi bir deneyelim bakalım bu yeni haftanın programını, nasılmış acaba merak ettim" diyerek yeni haftanın podcastını açıyorum. Kulağımda Laura'nın yüreklendirici konuşmasıyla programa başlıyorum.

Bu hafta 5 dakikalık ısınma yürüyüşünün ardından 90 saniye koşu ve 90 saniye yürüyüş, sonra 3 dakika koşu ve 3 dakika yürüyüş vardı. Bunu iki kez tekrarladım. Sonra yine 5 dakika yürüyüşle bitirip 5 dakika da esnetme hareketleri yaptım. Sonra ev, duş, kahvaltı ve iş! Kendimi bomba gibi hissettim!

Sonuçta üçüncü haftada toplam koştuğum süre ilk haftadakinden sadece 1 dakika arttı ama bir kerede durmadan koştuğum süre üç katına çıktı! Elbette hala dünyanın en yavaş koşucusuyum ama ne gam! 

Eskiden sokakta spor yaparken beni görüp dalga geçecekler diye düşünürdüm, şimdi bir kişi bile "vay be kadına bak, bu halde o spor yapıyorsa ben de yapabilirim" deyip spora başlarsa varlığım ne güzel bir şeye hizmet etmiş olur diye düşünüyorum. Tabii bu düşünceye ulaşmak bu yaşlarda mümkün oluyor ancak. Olsun...

8 yorum:

  1. sabahın o çıtır çıtır havası var ya ben de seviyorum onu...mutlu mutlu koşmalar diliyorum, haftan sağlık ve mutlulukla geçsin...

    YanıtlaSil
  2. Şimdi sen bana deli diyeceksin ama.
    Ben bu sümüklü böükleri pek bi severim. Dolayısıyla bu fotoyu ekleyip ne yazsan ben beğenecektim zaten.

    Kolay gele.
    Bir diğer sportif anne

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili Çiğdem, ben de çok severim bu hayvancıkları. Öyle sebatkar bir halleri vardır. Herkes yanlarından vızır vızır geçerken, kuşlar, böcekler, diğer hayvanlar falan, bunlar öööööle yürürler hedeflerine doğru; neresiyse artık...

      Sil
  3. Bence senin varlığının en güzel yanı değişik ve yeni şeyleri denemek için duyduğun heyecan.senin bu heyecanla açtığın pencereden bakınca insan, baktığı yerde güzel bir şey görüyor. Bu güzellik bence " neden olmasın?" da gizli.
    Figen

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hmmmmm. Figenim civanım, sağolasın. Öte yandan bakınca buna maymun iştahlılık da denebiliyor aslında. Ama bu koşu işi acaip hormonal/biyokimyasal bir şey. Sanırım kalıcı olabilir.

      Sil
  4. Figen' nim döktürmüşsün:)
    Hande' cim heyecanına ve merakına hastayım......
    Haftasonu kaçta koşuyorsun ?
    Meditasyon kaydı hazırlayacaktın bize, unuttun di mi?
    Mucuk....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Perşembe Amsterdam'a gidiyorum, yani Çarşamba burada koşup Cumartesi Hollanda sokaklarında arz-ı endam edeceğim. Ama katılmak istiyorsan konuşalım detayları. Kaydı unutmadım ama vaktim olmadı. İnşallah en kısa zamanda...

      Sil