Translate

23 Şubat 2013 Cumartesi

Samiler ve Sami kültürü

Siida Sami Kültürü Müzesi web sitesi.
Dün İnari'deki Siida Sami kültürü müzesini ziyarete gittik. Otel sahibi Henri'nin biraz da alaycı bir tavırla açıkladığına göre Avrupa Birliğinden birkaç milyon para alarak yapmışlar müzeyi. Biz çok beğendik. Göl kenarında iki katlı bir bina. Tipik İskandinav mimarisi. Yalın hatlar, fonksiyonel detaylar...

Müzeden bir Sami geyik kızağı.

Siida müzesi koridoru.
Müzede birkaç sergi vardı. Biri kalıcı Sami kültürü ve doğası sergisi. Büyük bir salona mevsimlere göre o doğada insan, hayvan ve bitkilerin nasıl yaşadıkları, ne çeşit değişimlerden geçtikleri anlatılmış. Mesela ayıların kış uykusuna yatmalarıyla ilgili uzun uzun bilgiler verilmiş. Bir tarafta da karın altında bir ayı ininin kesiti, içinde yatan ayı ve yeni doğmuş iki yavrusuyla birlikte sergilenmiş. Ayılar kış uykusundan uyanır uyanmaz bir önceki yazdan kalma küçük yumuşak meyveleri (berries) yermiş ilk olarak. Bunların asiditesi mide-barsak sistemini yeniden yavaş yavaş harekete geçirirmiş. Sonra yazın büyük kısmını vejetaryen olarak geçirir, kış yaklaştıkça daha çok et yemeğe başlarmış. Bulabildiği kadar et yedikten sonra kışın son yemekleri olarak da iğne yapraklı reçineli bitkiler ve karınca yuvalarının etrafındaki otlardan yiyerek bundan mide ve barsak sisteminde reçineli bir tıkaç oluştururmuş. Bu şekilde hiç bir şey yemeden ve içmeden (dolayısıyla herhangi bir dışkı da çıkarmadan) en az altı ay uyurmuş. İninin çıkışını da kuzeye bakan yamaçlara yaparmış çünkü güney yamaçları daha erken eriyen kardan dolayı daha erken ısınırmış ve ayıların da daha erken uyanmasına neden olurmuş. (Bir nevi kalın perdeleri kapatma olayı yani erken uyanmayalım diye!)

Bizi şaşırtan bir diğer hayvan da kutup porsuğu (wolverine, Gulo gulo) oldu. Sansara benzeyen ayı suratlı, 15 - 20 kg ağırlığındaki bu hayvan da karın içine kazdığı inde kışlarmış. Bir zamanlar sayısı çok azalmışken son yıllarda koruma altına alındıktan sonra tekrar çoğalmaya başlamış.

Biz "burada hiç canlı yok insandan başka" diye düşünürken karların ortasında, meğer bizim görmediğimiz yerlerde, kar ile toprak arasında kalan küçük aralıklarda, karın içinde, toprağın altında böceklerden küçük memelilere kadar kıpır kıpır bir yaşam sürüyormuş. Ben cahilliğimden ve doğadan bu kadar uzak oluşumdan utandım...

Bunların dışında sergide Sami kimliğiyle, günlük yaşamıyla, tarihiyle ilgili bir dolu bilgi vardı. Bu halk temel olarak binlerce yıldır göçebe bir şekilde İskandinavya ve Rusya'nın buzlu tundralarında ren geyiği yetiştiriciliği ve balıkçılıkla geçinen, bir kısmı Asya'lı görünüş özellikleri gösterirken bir kısmı da (bizce) Konya Karamanlılara benzeyen bir halk. (Özlem oralı da... Geyik çiftliğini ziyaret ettiğimiz kadın pekala onun halası olabilirdi tip olarak...) Dilleri ortak, Sami dili, ama anlaşılan onun da çeşitli lehçeleri var. Önceleri pagan iken sonradan katolik ve ortodoks olmuşlar. Artık İskandinavya'dakilerin hepsi yerleşik ve özerk. İsveç, Norveç ve Finlandiya'da kendi parlementoları var.

El sanatları çok gelişkin. Özellikle geyik derisinin hiç bir kısmı ziyan edilmiyor. Ciftliğine gittiğimiz Tuula'nın ayaklarında geyik bacak derisinden yapılma botlar görünce şaşırdık. Ama hala yapılıp giyiliyormuş bu botlar. Hem de kadınlar kendileri yapıyorlar eski yöntemlerle. Ama şimdilik bu kadar yeter... Tuula'yı daha sonra daha detaylı anlatacağım.

Uzun lafın kısası, yolunuz İnari'ye düşerse mutlaka Siida müzesini gezin. Çok güzel bir doğa fotoğrafları sergisi de vardı biz oradayken bir de kar motorsikleti sergisi. Kafesi de fena değil. Sıcak bir yemek ve salata büfesi var. O coğrafyalar her köşebaşında yiyecek birşeylerin satıldığı İstanbul gibi olmadığı için yemek bulunan yerde yemek iyi oluyor.

Bir sonraki yazı Tuula'nın ren geyiği çiftliğinden. Geyik boynuzlarının yazın kürkle kaplı kışın çıplak olduğunu biliyor muydunuz? Daha neler neler...

4 yorum:

  1. Ellerine sağlık.
    Valla para biriktirmeye başlaıyoruz biz.

    :-)

    Hevesli anne

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Valla biz de... Bu kez karı-koca gitmek için...

      Sil
  2. Bu fotoğraflar benim hayallerimi süslüyor :)

    YanıtlaSil