Translate

20 Şubat 2013 Çarşamba

Laponya'da kar safarisi

Otelin çevresinden görüntüler.



Dün geceki kuzey ışıkları mutluluğundan sonra bu sabah uyandığımızda burayı ilk kez gün ışığında görecektik. Pencereden dışarısı bir kış kartpostalı, bir çizgi film, bir Rus masalı gerçeküstülüğündeydi. (Gün içinde de bu gerçeküstülük hissi giderek arttı.)

Otelin hemen yanındaki donmuş nehir boyunca yürüdük biraz. İndik biraz da üzerinde yürüdük azıcık korkarak yine de. Gerçi nehir üzerindeki kayak izleri buradan kızakların geçtiğini gösteriyordu bize. "Toprağa" geçtikten biraz sonra uzaktan bir havlama sesi gelmeye başladı. Giderek yaklaşıyordu. Ve bir masal sahnesi gibi yanımızdan şu geçti:

Nehrin üzerinde giden atlı kızak. 
Biraz sonra, katılacağımız kar safarisinin rehberi almaya geldi bizi otelimizden. Yirmi dakikalık bir yolculuktan sonra vardık turun başlayacağı yere. İçeri girdik, bize kıyafetler vermeye başladılar. Üstümüz bizce iyiydi ama adamların verdiği kıyafetlere hayır demek gibi bir aptallık yapmayacaktık elbet... Kendi bot, ceket ve eldivenlerimizi çıkartıp onların verdiği çizme, yün çorap, tulum, kar maskesi, kask ve eldivenleri aldık. Böylece benim üstümde bir mus çorap, bir koton çorap, bir yün çorap, bir uzun kayak içliği, içi polarlı bir eşofman altı, üstümde kayak atleti, bir polar sweatshirt varken bir de onların verdiği tulumu giydim. Kafaya sadece gözleri açıkta bırakan maske, onun da üstüne kaskı taktım. Bu halde bir robot gibi yürüyerek kar motorsikletlerinin olduğu yere gittik.


Bundan sonrası gerçeküstülüğün giderek arttığı bir iki saat oldu. Zaten küçücük olan kentin içinden beş dakikada çıktık ve kendimizi Fin tundralarının ortasında bulduk. Yeşilleri tamamen donmuş buzla ve karla kaplı ağaçlar, esen rüzgarla dalga dalga tozlanan kristal halindeki kar, göz alabildiğine uzanan, yükselip alçalan bir yeryüzü... Direksiyona Özlem geçtikten sonra da arkada otururken etrafı seyretmeye daha çok vaktim oldu. İnsanın doğa karşısındaki temel çaresizliğini düşündüm ister istemez. Orada tek başına bırakılan bir insanın birkaç saatten fazla asla yaşayamayacağını... Usul usul, soğuktan donarak ama bunu hissetmeden bir ölüm uykusuna yatmak zorunda kalacağını... Kış uykusuna yatmanın hayvanlar için nasıl da gerekli, mantıklı, zorunlu bir şey olduğunu... Her şeye rağmen insanların bu ortamı bile "ev"leri haline getirdiğini... 

 

Yaklaşık bir saatlik bir geziden sonra karların ortasında bir yerde durduk. Rehberimiz hemen inip bir yerlerden bir kucak odun getirdi, bir kızılderili çadırının içine girdi. Biraz sonra çadırın içinde bir ateş çıtır çıtır yanıyor, üstünde de iki kara çaydanlık kaynıyordu. O zamana kadar hepimiz çadırın içindeki ren geyiği postlarının üstüne kurulmuş, biraz önce eksi 25 civarında hissedilen soğuktan donmuş ellerimiz, ayaklarımız ve burunlarımızı ısıtmaya çalışıyorduk.

Birazdan burada ateş yanacak.

İşte rehberimiz Yapi.

Bizim kar safarisi ekibi.

İşte bu çaydanlıklardan birinde sıcak bir meyve çayı, öbüründe de kahve var.
Moladan sonra geriye dönmemiz çok çabuk oldu. Üstümüzdekileri çıkardık, bizim köye döndük ve dün gördüğümüz bar/kafe karışımı yere oturduk. Fin birası, muhteşem bir hamburger ve salata, ondan önce atıştırmalıklar... Sıcak, rahat bir ortamda iki saat geçirdikten sonra markete uğradık ve otele geri döndük.
Yemeği burada yedik: Pubi.fi kafe

Şu anda kar yağıyor. Acaip bir kar ama... Öyle lapa lapa ya da incecik değil. Sanki gökyüzü donuyor da kristaller halinde yere iniyor. İnmeden önce de yere paralel birkaç tur atıp yüzünüze gözünüze doluyor.

Yani bu gece kuzey ışıkları beklenmiyor. Olsun... Yarına...



6 yorum:

  1. Husky safari yapmadan dönmeyin, tek kelime ile muhteşem bir deneyim.

    YanıtlaSil
  2. icim giderek cok imrenerek okudum.. Ne guzel :)

    YanıtlaSil
  3. offf çok kıskandımmm :):):) süper, heyecanla okuyorum

    YanıtlaSil
  4. Feciiiiiiiii kıs kan dım mmmmmmmm!

    YanıtlaSil
  5. orada, o soğukta içilen çayın keyfi de bir başkadır herhalde...
    Sevgilerimle, her şey gönlünce olsun...

    YanıtlaSil
  6. Guzel yaziniz icin tesekkur ediyorum, Finlandiya da lisansli bir rehber olarak türk misafirlerimize en detayli sekilde yardimci olmak isterim, eger izniniz olursa mail adresim ozgur@finlandiyada.com

    YanıtlaSil