Translate

28 Şubat 2013 Perşembe

Hızlı günler!

İşini böyle sevmek ne güzel değil mi?

Nasıl hızlı geçiyor bu günler!

Geyiklerin tüylü boynuzlarını anlatacaktım halbuki! Duyunca ne kadar heveslenmiştim, hemen yazmalıyım demiştim... Üstünden bin şey geçti, hala aklımda ama bir türlü klavyeye akamadılar.

Büyük olasılıkla evden uzakta bir görevlendirmem olacak yakında, onun stresi bindi biraz. Hem heyecanlıyım, hem ailemden uzakta olacak olmamın endişesi var, hem ilerki kariyerim için iyi bir adım diye düşünüyorum, hem bir ay çok uzun diyorum... Çelişkili bir durum.

Bir yandan da uzaktan eğitimini gördüğüm Fransızca'nın dönem sonu sınavları vardı bu hafta. Onları erteleyip erteleyip sonunda girdim sınava. Sanırım iyi geçti. Herşeyin arasında da yine Fransızca telefon derslerim var bitirmem gereken. Toplantıdan toplantıya koşup arada ofisime gelip kulaklıkları takıyorum ve sanki dünyada başka derdim kalmamış gibi "oui, bonjour Madame, comment allez-vous ?" "Si j'étais jeune, je jouerais de la guitare toute la journée" falan gibi cümleler kuruyor, sonra kalkıp bir toplantıya daha koşuyorum. 

Pazartesileri stress azaltmak için işyerindeki Mindfulness Based Stress Reduction kursuna gidiyorum. Giderken hafif stress oluyorum işleri bırakıyorum diye, ama olsun. 

Akşamları eve gidip hemen mutfağa giriyorum ve o turpları, havuçları, patatesleri doğrar, pancarları rendeler, cevizleri kırarken mutlu oluyorum. En çok da hep birlikte yemek yiyip, çocukların keyfi yerindeyken kıkırık mıkırık güldüklerinde... Minik kuşlar gibi cıvıl cıvıl okullarını, olan biteni anlattıklarında...

Bugün kocamla öğle yemeğine çıktık, bir suşiciye gittik: Misuji. Buraların en taze, en lezzetli suşisi bence. Başbaşa kaldık bir saat kadar rengarenk suşiler arasında. Burnumuzdan alev fışkırdı taze wasabi sosunun kuvvetiyle! Günün ortasında, günden çalınmış sakin, sevecen saatler...

İşte böyle... Çok şükür...

Ne zamandır yazamadım. Bu da böyle kısacık bir haber olsun özleyenlere...


4 yorum:

  1. enerjin buraya kadar yayıldı, böyle pozitif devam

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Nereye kadar yayıldı acaba? Merak ettim şimdi...

      Sil
  2. Ömür geçiyor doktor ömür, hala mı sınav, hiç sevmedim, sevemedim şu sınav olaylarını :))) moral vermek gibi olmasın :)) beyfendiye de selamlar saygılar buradan :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Valla ömür öyle de geçiyor böyle de... Tıp fakültesine gideceğimi söylediğimde arkadaşlar "oooooo 6 sene nasıl geçecek, üstüne 4 sene ihtisas, yaşlanacaksın valla çıktığında" demişlerdi. Sonuçta onlar da yaşadı o 10 seneyi, ben de. Hem ben istediğim, sevdiğim şeyi yaptım... Yani, sınav mınav hikaye ama dediğin doğru. Ömür geçiyor. Ben de yarım asıra yaklaşıyorum hızla...

      Sil