Translate

8 Ocak 2013 Salı

40 Makam 40 Anlam

3 CD ve bir kitapçıktan oluşan seçki.
Türkiye'den dönerken havaalanındaki kitapçıya Karala dergimi almak için girdiğimde müzik CD'leri rafına da şöyle bir göz gezdirdim ve evet, 40 Makam 40 Anlam derlemesini görmemle almam bir oldu. Dükkana girmemle çıkmam toplamda 5 dakikanın altında olmuştur. O kadar yani... (Bu arada kocamın kasiyerleri güldüren esprisi için yarın tekrar beklerim buraya...)

40 Makam 40 Anlam, 3 CD ve bir kitapçıktan oluşuyor. Proje Yönetmeni ve kitabın yazarı Dr. Savaş Ş. Barkçin. Barkçin çoğumuzun duyduğu, ama ne olduğunu anlayamadığı, bilemediği makam isimlerine can, ruh kazandıracak açıklamalar yapmış. İddiası hem zihne hem de zevke hitap etmek… Bunun için bugün bilinen 119 makamdan 40’ını seçip her bir makam için en az bir müzikal parça (saz eseri veya şarkı) koyarak makam hakkında açıklamalar yapmış.

Ben eve geldiğimden beri mutfakta çalışırken bu CDleri dinliyor ve her bir parça ile birlikte hikayesini okuyorum. Şimdiye kadar en çok aklımda kalan Tab'i Mustafa Efendinin Beyati makamındaki şarkısı: Gül yüzlülerin şevkine gel nuş edelim mey. Dinlemek için: TIK

Yalnız kitapta hemen hemen bütün şarkıların sözlerine ilişkin açıklamalara yer verilirken bu şarkının sözleri es geçilmiş ve sadece makama ilişkin açıklamalar yapılmış. Bu bana biraz acaip geldi. Şarkının sözlerinin günümüz diline tam çevirisini kısa bir internet taraması ile bulamadım ama sözcükleri kendim bakarak bir fikir edindim doğrusu. İşte o zaman da acaba günümüz konjonktüründe bu şarkının sözleri hakkında bir çekince uyandı da onun için mi es geçtiler diye düşünmeden edemedim. Seçkiyi yapanlar nasıl bir duygu/düşünce sürecinden geçtiler merak ettim doğrusu...

İşte şarkının sözleri aşağıda:

Gül yüzlülerin şevkine gel nûş edelim mey 
İşr(et) edelim yâr ile şimdi demidir hey 
Bu kavli sürahi eğilip sâgara söyler ne der
Dümdereladir natenedir natenedir ney 

Mecliste çalındı yine tanbur ile neyler 
Âşık-ı bîçarelerin gönlünü eyler 
Daire semâî tutarak ney neye söyler ne der 
Dümdereladir natenedir natenedirne


Şimdi ben direkt bir yeniden söyleme denemesine girmeden, yabancı olabilecek sözcüklerin günümüz diliyle söylenişlerini aşağıda veriyorum (Kaynak Osmanlıca-Türkçe Sözlük). Böylece anlamın tamamen ortaya çıkmış olmasını umuyorum.

Şevk: 1. çok istek, şiddetli arzu, 2. neş'e, 
Nuş (etmek): 1. içen, içici, 2. tatlı şerbet gibi içilecek şey, 3. zevk ve safa
Mey: şarap, içki
İşr(et) etmek: içki içmek, alkollü içki kullanmak
Dem: an, vakit, saat
Kavli: sözle alakalı, söz niteliğinde
Sagar: içki bardağı, kadeh
Biçare: çaresiz, zavallı, şaşkın
Daire: bir vurmalı çalgı
Semai tutmak: semai usulünden ritm tutmak

Dörtlüklerin son dizesinin anlamı olmayan sözcük dizileri olduğunu okudum birkaç yerde. Bu yapılırmış eskiden bazen şarkılarda. Mesela "tenni tenni tennenni tenenen"de olduğu gibi...

Bu şarkı hakikaten çok akılda kalıcı. Notalarına bakarsanız da ne kadar basit olduğu görünüyor. Basit, çarpıcı, vurucu, yakıcı ve yüzyıllar ötesinden bize kalan, hala okunan bir şarkı. Hatta işin eğlenceli yanı bu şarkının tutucu/muhafazakar denebilecek kanallarda ağır başlı, asık suratlı, siyah elbiseler içinde şişman, yaşlı kadın ve erkekler tarafından okunuyor olması... 

Beyati makamı geceyi, aşkı çağrıştıran bir makam. Sözler desen kendi zamanına göre aslında bir "içelim, kendimizden geçelim" havası taşıyor. Mesela bana hemen Orhan Gencebay'ın Ya Evde Yoksan'ını anımsattı. Bilmiyorum neden... 

Ben müzisyen değilim, hele Klasik Türk Müziği hakkındaki bilgilerim cehalet sınırında. O yüzden burada yazdıklarım konusunda katkı yapabilecek olan varsa çok mutlu olurum. Her halükarda şarkı hakkındaki düşüncelerinizi de duymak isterim doğrusu. Yazar mısınız?

8 yorum:

  1. Klasik Türk Müziğine çocuk yaşımdan beri aşığım. İlkokul 4'teyken "Bir Dame Düşürdü ki Beni Baht-ı Siyahım" şarkısını ezbere bilir söylerdim, o derece yani. Bizim evde hep şarkı söylenirdi zaten; annem, babam, dayım. Sanırım kulak dolgunluğu. Sözettiğiniz şarkıya bayılırım, hele de "dünderaladır natenedir, natenedir ney" saçma kısmına. Eski şarkıların çoğunda vardır bu. Sanki Lale devrindeki mey alemlerinde söylenirmiş gibi geliyor bana:) Padişahlarımız aynı zamanda halife olsa da içki konusunda maşallahları varmış doğrusu:) Emel Sayın'dan çok dinlemişimdir bunu. CD ilgimi çekti. Umarım Antalya'da bulmak mümkün olur, olmadı internet siparişiyle hallederim. Tanıtımınız için çok teşekkürler ve sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler yazdığınız için. Bahsettiğiniz şarkıyı şimdi dinledim, daha önce dinlememişim hiç. Murat Irkılata çok güzel söylemiş. Aynı kişi 40/40 albümünde de şarkı söylüyor. Temiz ve güzel bir sesi var. Bana bu şarkıların aslında ne kadar güncel oldukları çok enteresan geliyor. Sevgiler...

      Sil
    2. CD'm az evvel geldi, şu anda büyük bir zevkle dinliyorum. Tanıttığınız ve haberdar olmamı sağladığınız için çok teşekkür ediyorum. Sevgiler...

      Sil
    3. Rica ederim... Çok sevindim. Aklıma bu şarkılarla ilgili türlü türlü projeler geliyor. Bakalım...

      İyi dinlemeler.

      Sil
  2. ne hoş bir albüm ve kitap...
    D&R dedin beni benden aldın, gelirken ben de gürdüm ve bir çırpıda elimi kolumu doldurdum ve eleme yapmak zorunda kaldım, 1- 2 dk bile yetiyor :))

    YanıtlaSil
  3. nasıl beni benden aldıysan girdimi gürdüm yazmışım, o derece yani...

    YanıtlaSil
  4. annem cok guzel turk sanat muzigi soyler benim. cocukken kocaman aile teyzeler, dayilar, anneannem, dedem bir araya gelinir harika mzeler esliginde turk sanat muzigi soylenirdi, bana cok huzunlu gelir ve o gunleri hatirlatip aglatir beni. icimde her daim tasidigim huznun sorumlusu olara goruyorum ben o sarkilari! sarkida yazida hosuma gitti hemen gozlerim sulandi bittabi:)

    YanıtlaSil
  5. Benim de babamın sesi güzeldi. Annemse çok istemesine rağmen söyleyemez. Hatta babam anneme takılırdı durmadan "bir şarkıyı baştan sona söyle sana araba alacağım" falan diye...

    YanıtlaSil