Translate

24 Ekim 2012 Çarşamba

Süpermini araba alıyoruz! - 2

Hyundai i10

Efendim, sağlığımı düzeltmek için araba almaya karar verdikten sonra (bkz. dünkü yazım) sıra geldi hangi arabayı alacağımıza karar vermeye. Tek bildiğim kent içinde rahat hareket edebilmek için küçük boy bir araba istediğimdi. Figen'ler yakın zaman önce bir Toyota Aygo almışlardı. Memnun da görünüyorlardı. Eh o zaman Toyota, başlangıç için iyi bir yerdi.

İlk araştırmalarda Toyota Aygo'nun Peugeot 107 ve Citroën C1 ile aynı kasaya sahip olduğunu, hatta Çek Cumhuriyetinde aynı fabrikada üretildiklerini öğrendim. Daha sonra yuvarlak gözlü arabalar olan Mini Cooper ve Fiat 500 ilgimi çekti. Zaten sokaklarda görüp kendilerini pek beğenmiştim daha önceden beri. (Bir yerde okuduğuma göre yuvarlak farlar arabaya bebek görüntüsü verip bilinçaltından kadınlarda satın-alma duygularını dürtüyormuş.)


Volkswagen Up!
Sonra bir sınıf atlayıp Mercedes, BMW ve Audi'nin süperminilerine bakmaya başladım. İlk ikisinin süperminileri bence artık epeyce bir "midi" boyda olduğu için fiyat falan bakmadan hemen vazgeçtim; Audi'den de fiyatını öğrendikten sonra...

Bu aşamada YouTube'da arabalara ait değerlendirme videoları olduğunu keşfettim. Özellikle http://www.carbuyer.co.uk yaptığım bütün araştırmalarda hem web sitelerinin kullanışlı oluşuyla hem de YouTube'daki videoları ile karar vermemde en faydalı site oldu.

Google'dan yaptığım "en süper süperminiler" taramalarından bu boyutta en az 20 değişik marka olduğu ortaya çıktı. Ve ben hepsinin değerlendirmelerini okudum, videolarını seyrettim. Bu boyuttaki arabaların Hindistan'da da önemli bir pazarı olduğu için bir sürü de Hint aksanlı araba değerlendirmesi seyrettim. Enteresan bir deneyimdi.

Bilgisayar başındaki değerlendirmeler sonucunda seçeneklerimizi dörde indirdik. Karar vermekte kullandığım kriterler şunlardı:

1. Güvenlik konusunda eksiksiz olması.
2. Sürücü koltuğunun ve direksiyonun ayarlanabilir olması.
3. Ön panelin güzel olması.
4. Arka koltukta kafa üstünde ve bacak için yeterince boşluk olması.
5. Bagajın bir çantadan fazlasını alması.
6. Arka koltukların düz bir şekilde yatarak bagaj hacmini artırabilmesi.
7. En azından ön camların elektrikli olması, arka camların açılabilmesi.
8. Mümkünse ekstra para ödemeyi gerektirmeden standart pakette aksesuarlarının yeterli miktarda olması.

Bu değerlendirme sonucunda seçeneklerimiz dörde inmişti: Volkswagen Up!, Seat Mii, Skoda Citigo ve Hyundai i10. Bunlardan ilk üçü de yukarıdakiler gibi aynı kasadan üretiliyorlar. İç aksamları, far görünümleri falan gibi detaylarda daha pahalı veya daha ucuz aksam kullanılarak farklılık yaratıyorlar. Mesela bunların hepsinin en pahalısı (ve de en havalısı) Volkswagen Up!

Bilgisayar başında alınan bu karar doğrultusunda şimdi de sıra arabaların kendilerini görmeye gelmişti. Bunun için araba bayileri bulundu ve sırayla ziyaretlere başlandı. Arabaların hepsini gördükten sonra da artık gönül rahatlığıyla seçenekleri ikiye indirmiştim: Volkswagen Up! ve Hyundai i10.

Carbuyer.com Up!'a beş üzerinden beş, i10'a da beş üzerinden dört buçuk puan veriyordu websitesinde. i10 için satın alması ve bakımı ucuz, kullanması zevkli ve içi ferah, ancak ön paneli sıkıcı, dizel opsiyonu yok ve otoyolda yorucu yorumunu yapıyordu. Up! için ise uygun fiyatlı, içi ferah ve süspansiyonu rahat, ancak sadece ön-arka direksiyon ayarı var, virajlarda savruluyor ve otomatik vitesi biraz takır-tukur demişlerdi.

İşte artık iş bu ikisi arasında karar vermekti...

(İlginizi çektiyse devamı yarın.)

2 yorum:

  1. isteklerin pek cokmus ama araba mini olacakmis bak bak bak nasil olacakmis, .........
    arastirmaci, gazeteci arkadasim bulmus ama vay vay vay...
    Hep gulerek bin ve in....svg

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne demisler buyuklerimiz: izle ve gor!

      Sil