Translate

13 Ekim 2012 Cumartesi

Ondine

Ondine filminden...
Sırt ağrım tam olarak geçmedi henüz. O yüzden üç haftadır yarı zamanlı çalışıyordum ama bitti artık. Pazartesiden itibaren tam zamanlı... İşte yarı zamanlı çalıştığım bu öğle sonralarından birinde televizyonda Ondine adında bir film izledim. Şaşırtıcı, sakin, serin, masal mı, gerçek mi olduğunu sonuna kadar anlayamadığınız bir film. 

Olay İrlanda'da geçiyor. Film bir kısa öykü tadında. Bir ana öykünün etrafında küçük ipuçlarını gördüğünüz insan öykülerinden oluşuyor. Bu yan hikayelerden balıkçı Syracuse ile Katolik papazın günah çıkarma sahneleri olağanüstü ince bir mizah içeriyor mesela. 

Öykü açık denizin ortasında, bir balıkçının ağlarında bir kadının baygın olarak ortaya çıkmasıyla başlıyor. Balıkçının kızı kadının bir "selkie" olduğuna inanıyor; yani İrlanda/İskoçya mitolojisinden bir fok-kadın.

Film masalla gerçek arasında gidip gelirken aslında gerçeğin mi masala, masalın mı gerçeğe yaklaştığını anlamıyorsunuz yer yer... İyi ile kötü, olanaksız ile mucizevi, geçmiş ile gelecek aradaki incecik çizginin üzerinde yer değiştiriyorlar usulcacık. Yönetmen (ve senarist) sanki bir İrlanda köyünde, ateşin etrafına oturmuş bir gruba (izleyicilere), binlerce yıldır anlatılagelen bir öyküyü tekrar anlatıyor mırıl mırıl.

Seyredin...

Alışılageldik, yüksek tempolu, "giriş-gelişme-sonuç"lu, teknoloji zengini Amerikan filmlerinden de; yüze ve gözlere uzun uzun zoom yapılan, herkesin birer paragraflık cümlelerle konuştuğu sanat filmlerinden de çok farklı bir film Ondine. Renkleri iç sıkmıyor, oyunculuk olağanüstü.

Seyredin...

Bir de arada acaip hoş sözler var. Baba kızın selamlaşırken konuşmaları mesela. Alis Harikalar Diyarında kitabından alıntılar mesela... Senaryoyu nereden bulabilirim acaba?

Bakın o sözlerden biriyle veda edeyim size. Ağdaki kızın varlığının alışık olmadığı bir mutluluğa sevk ettiği Syracuse bundan korkup huysuzlanmaya başlayınca Papaz şöyle söylüyor:

Mutsuzluk kolaydır. Çaba gerektiren mutluluktur...

(Misery is easy, happiness you have to work at...)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder