Translate

25 Eylül 2012 Salı

Korku ve mantıklı düşünme

ABC dizisi ManUp!'dan eski koca ve yeni sevgili.
Geçenlerde akşam yemeğinde fırında tavuk yaptım. Çocukluğumdan beri akşam yemeğinde tavuk varsa ve göğüs kemiği kime geldiyse o kişi masadan biriyle lades oynar. Oyunu bilirsiniz; lades kemiğini karşılıklı çekiştirerek kırarsın, aynı anda da tekerlemesini söylersin. Sonra da kim öteki "aklımda" demeden, kendi elinden karşısındakinin eline birşey tutuşturabilirse kazanır. Bu bazen saatler, bazen de günler sürebilir. Her ailenin içinde mutlaka bir lades şampiyonu vardır ve bu muhtemelen çocuklardan biridir. Çünkü anne ya da baba çocuklarının mutluluğunu görmekten, onları yenmekten olduğundan çok daha fazla keyif alır.

İşte bu hafta bir gece kızımla kocam lades tutuştu. 

Bizim ailede çocukların yapmayı sevdiği şeylerden biri de babalarının keçi sakalını okşamak, kılları sağa sola hareket ettirmek, bir yandan da "bıy bıy bıy bıy" falan gibi sevgi sesleri çıkarmaktır. Kocamın da (babam gibi) bu anlarda sakin sakin oturup sonra aniden, aslan gibi kükreyerek, sanki onların elini ısıracakmış gibi başını çevirmek gibi bir huyu vardır. Bu ani hareket ve ses çocukları korkutur, mutlaka çığlık attırır, arkasından da olay herkesin kahkahalarıyla sonlanır. Ama kime denk geldiyse bir süre kalp çarpıntısı geçmez. (Hatta olayın benim başıma gelmişliği ve kocamın da benden refleks olarak bir güzel Osmanlı tokadı yemişliği vardır. Bunun sonucunda ise hem o hem de ben kahkahadan yerlerde yuvarlanmıştık. Olay hala anlatılır dost meclislerinde...)

İşte kızımla kocam lades tutuştuktan kısa bir süre sonra hala sofradayken kızımın babasının sakalını okşayacağı tuttu. Kocam da dayanamadı, bir süre sakin sakin oturduktan sonra tekrar yaptı yapacağını. Kızım her zamankinden daha çok korktu, çığlık attı, bağıra çağıra masadan kalktı. İçeride de söylenmeye devam etti. Ben de kocama dedim ki "bak, ladesin tam sırası, şu anda korkmuş durumda, kesin yenersin." Kocam öğüdümü dinleyip kızımı çağırdı, elleri tavuğun geri kalanını temizleme çalışmalarından dolayı kirliydi. Kızıma bir paket vererek "şunu açar mısın yavrum, ellerim kirli" dedi ve ladesi yaptı. Tekrar ortaya çıkan bağırtı çağırtı sonrasında hep beraber sofrada oturduk ve olayı analiz ettik.

Ben kocama bu lades öğüdünü verirken bunun çok farkında değildim ama konuşmalarımız insanın korku içindeyken nasıl da mantıklı ve dikkatli düşünemediği üzerine gelişti. Sonra terörün toplumları nasıl sürekli korku içinde tuttuğu için mantıklı, serinkanlı ve dikkatli düşünceyi engellediğini konuştuk. Kendi küçük evrenimizde kaplan kükremesi gibi bir ses ve aniden ısırmak için açılan bir ağıza karşı verdiğimiz tokat (ben) ve bağırma-çağırma (kızım) gibi tepkilerin çok benzerlerinin (daha karmaşık da olsa) toplum tarafından da verildiğini farkettik.

ManUp! diye bir dizi izledim komedi kanallarından birinde. Eski karısının sevgilisiyle tanışmak ve sosyalleşmek zorunda kalan bir adam huysuzlanıp şiddet davranışları gösteriyordu. Yeni sevgili ise eski kocaya göre çok daha güçlü biriydi. Sahnelerden birinde bodur, tombul eski koca şiddet eğilimine girdiği anda boylu poslu, kaslı yeni sevgili bir anda kocaya sıkı sıkı sarılıyordu. Söylediğine göre bu sarılma, şiddet eğiliminde olan adamı (hatta hayvanları) bir süre sonra sakinleştiriyormuş. 

Yani güçlü olan taraf, zayıf ve bu yüzden şiddet eğilimine giren tarafa aynı şekilde yanıt vermese, sakin, kapsayıcı ve büyüklüğüne yakışır şekilde davransa, toplumsal olarak mantıklı, dikkatli ve sakin düşünme ortamı acaba yeniden ortaya çıkabilir mi?

3 yorum:

  1. çok beğendim. tespite şapka çıkardım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler. Biz de ailece bu çıkarsamaya nasıl geldiğimize pek şaşırdıktı.

      Sil
  2. Bende cok begendim cok buyuk ama dogru bir cikartma hemde bu kadar özel bir ornekten. Bu sizin aile icin tamamen doğru olmasa bile bence bu herzaman kullanilan büyük balık küçük balığı yer ve amaçta karnını doyurmaktir veya büyüklüğünü kabul ettirmek

    YanıtlaSil