Translate

9 Ağustos 2012 Perşembe

Kitap yapıyorum

Uçan Sözler.
(Kaynak: Wikimedia Commons)
Evet evet, yanlış okumadınız. Kitap yazmıyorum, yapıyorum.

Şimdi efendim, bu blogun var olmasında önemli katkısı olan iki  insan var. Birincisi, daha önce de bahsetmiştim, Sevinç arkadaşım. Kendisi güzel Cenevre'mizdeki nadide Türk grubunun içinde elini bloga ilk bulaştıran ve bana "hadi, hadi bak sen yaparsın" diyen kişidir. Ancak ikinci kişiden daha önce bahsetmemiştim. Bu kişi ise kocamın Muzaffer eniştesidir. Muzaffer enişte benim iş için çok gezdiğimi bildiği için sürekli olarak, kibar bir şekilde, beni yazı yazmaya teşvik edegelmiştir. Hatta kitabın adını da söyleyerek: Handenâme... Ben de blog için teşvik alınca bunu da düşünüp, neden olmasın diyerek başlamıştım. Başlamıştım ama Muzaffer eniştemizin bu dünyada dokuz onyılı devirdiği için kendisinin bilgisayar gibi bir aletle pek bir teşrik-i mesaide bulunamayacaklarını düşünmemişim. İşte bu nedenle, blogda yazdığım gezi yazılarını bir kitapta toplamaya karar verdim.

Bunun için daha önce bir arkadaşımın kullandığını gördüğüm bir programdan yardım alıyorum şimdi. Neredeyse bütün boş vakitlerimi buna harcıyorum kaç gündür. Yazıları ekle, sayfa üstünde duruşlarını ayarla, bozulan Türkçe karakterleri düzelt ve fotoğrafları düzenle...

Fotoğraflar resmen dert oldu. Meğer benim uyduruk BB kamerasıyla çektiğim fotoğraflar ne kadar kötüymüş! Blogda fena durmayanlar bile kitaba girdiği zaman çok kötü duruyorlar. Ben de internet üzerinden destek almaya çalışıyorum ama telif hakkı meselesi önemli olduğu için sadece Wikimedia Commons gibi kullanımı tamamen serbest olan sitelere bakıyorum. Bu da seçenekleri çok kısıtlıyor elbette. Yani bildiğiniz telif hakkı serbest olan fotoğraf siteleri varsa ve yazarsanız çok sevinirim. Ya da fotoğraflarınızı paylaşmak... Bakın şu fotoğraflara ihtiyacım var:

Bogota, Kolombiya'dan görüntüler.
Strazburg görüntüleri.
Hindistan'dan sokak görüntüleri.
Mozambik Maputo görüntüleri.
Rengarenk örtü, bilezik vb görüntüleri.
Sedef işlemeli bir eşyanın yakın çekim görüntüsü.
Kopenhag görüntüleri.
Çin tiyatrosu, maskları, vb

Unutmadan, kitaptan sadece 5 kopya yapacağımı, iki anneye birer tane, Muzaffer enişteye bir tane, kendimize de iki çocuğumuz için iki tane alacağımızı, herhangi bir yerde satışa sunmayacağımızı da belirteyim.

Sadece 5 kopya için bile heyecanlanıyorum. Bir gün gerçek bir kitap yazarsam kim bilir neler yaparım...

9 yorum:

  1. Sevgili Hande beni şımartıyorsun...
    Başladık işte aynı yolda adımlar atmaya, bazı yaşanmış anları kayda almaya, benim de sıkca söylediğim gibi neden olmasın, belki bir gün bu yazılanları kitap olarak elimize alır, çocuklarımıza veririz büyük bir mutlulukla...sen yolunu yordamını öğren ben de geliyorum arkandan, ama benim daha çok biriktirmem gereken şey var, sana kolaylıklar diliyorum...

    YanıtlaSil
  2. Doktor, sevinçle başladığım blog postunuzu üzülerek bitiriyorum :) peki biz neden okumayalım, neden e-book yapmıyorsunuz bizim için :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bolat çok teşekkür ederim. E-kitap fikrini aklıma getirdiğiniz için. Hakikaten hiç düşünmemiştim. Tek sakıncası kitabın içindeki yazıların zaten blogda olması... :)

      Sil
    2. Ama ne farkeder bizden başka birileri de okusun, arkamızda dikili bir ağaç bırakalım derim fena mı :)

      Sil
    3. E anlastik o zaman. Tamamdir. Yapiyorum.

      Sil
  3. ben de e-book fikrine şiddetle katılıyorum...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Valla ben de şiddetle katılıyorum da o kadar uzun sürüyor ki kitabın kitap haline getirilmesi... Neyse, bakıcaz artık.

      Sil
  4. Handeciğim, bana da ilham verdin. Ben de aynısını yapacağım canım...Eylül'de Bordubet programında var mısın?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yeyyy! Bir kitabimiz daha olacak...
      Ne yazik ki gelemiyorum bu sefer. Bir dahaki sefere kesin...

      Sil