Translate

3 Ağustos 2012 Cuma

Hindistan'dan çıkamamak-2

800 metre engelli koşu.
(Kaynak: Wikimedia Commons)
Havaalanına kapıdan girmeyi başarınca (bkz dünkü yazı) sorun bitti sanmıştım. Heyhat! Ne yanılgı!

Kapıdan girip THY'nin check-in sırasına ulaştım, bir sorun olmadan işlemleri bitirdim. Sonra hemen pasaport kuyruğuna doğru harekete geçtim. Aman Allahım, kuyruk bomboştu! Bir sevinçle pasaport memurlarından birine doğru hareketlenmişken o bölümün girişindeki bir memur tarafından durduruldum. Sırt çantamın üstünde adımın yazılı olduğu etiketlerden birinin olması gerektiğini söylüyordu. "Peki", dedim, "nereden alabilirim bu etiketlerden?" "62 numaralı masadan" diyerek eliyle arkamda bir yeri işaret etti. Baktım, ileride, üzerinde 62 yazan bir yer var hakikaten, ve fakat yanında yöresinde, ötesinde berisinde kimse yok. Ben de oraya varınca masanın sağını solunu karıştırarak Hindistan Havayollarına ait bir adet isimlik etiket buldum. Hemen onu doldurarak sırt çantama iliştirdim. Tekrar pasaport kontrolüne doğru yöneldim. Hala kuyruk bomboştu!

Bulduğum ilk pasaport memuruna pasaport ve biniş kartımı uzattım ki adam "çıkış belgeniz lütfen" dedi. Ben de "ne çıkış belgesi?" şeklinde bir cevap verdim doğal olarak. Adam bu sefer 62 numaralı masanın tam ters istikametinde bir yeri eliyle işaret ederek "şuradaki masaların üstünden alıp doldurun, sonra bana getirin" dedi. Oradaki masaların oraya vardığımda hiçbirinin üzerinde herhangi bir belge ya da form göremedim. Tekrar memura dönüp sorduğumda bu sefer 62 numaralı masanın yanında konuşlanmış olan bir grup turuncu üniformalı genç kızı işaret ederek "onlarda vardır" dedi. Sabahın dörtbuçuğunda, boş bir havaalanının ortasında kümeler halinde ayakta dikilen yaklaşık on turuncu üniformalı kızın ne yaptığını ufaktan merak etsem de o anda sadece kendi derdim vardı gündemimde. Kızlara yaklaşarak "bir çıkış belgesi rica ediyorum" dedim. Kızlar suratıma öyle bir ifadeyle baktılar ki sanki onlar Taj Mahal'deki durgun sularda kendi yansımalarını seyrederlerken ben gelip onlara "pardon sırtımı kaşır mısınız acaba" falan demişim... "Bizde yok" dediler. "Nereden bulabilirim?" deyince de "check-in yaptırdığınız yerden alsaydınız" dediler. Ben artık alenen ofurdayarak THY bölmesine doğru yöneldim ama oraya gidene kadar da önüme gelen tüm diğer havayollarının elemanlarına sordum. Artık "afedersiniz, lütfen" gibi kibarcık sözcükler de ağzımdan zorla çıkıyordu zaten.

Yarabbim! Yani bu belgelerden herkese çıkış için bir tane gerekiyorsa neden ortalıkta bulunmaz? Biz bulamıyorsak bu belgeyi nasıl doldururuz? Dolduramazsak bu ülkeden nasıl çıkarız? Şaka gibi!..

Devamı yarın...

1 yorum:

  1. aaa olamdı ama.
    Müptelası oldum.

    :-)

    Meraklı anne Çiğdem

    YanıtlaSil