Translate

14 Ağustos 2012 Salı

E-kitap da neymiş?

copyright image -site logo e-book.com.au
Kaynak: http://www.e-book.com.au/freebooks.htm
Kitap yapıyorum yazıma Bolat'tan gelen "neden e-kitap yapmıyorsun azizim?" mealindeki yorum üzerine birden kafamda bir ampul yandı. Hakikaten neden e-kitap yapmıyordum? Çünkü bu konuyu hiç düşünmemiştim. Evet, tek nedeni buydu.

Sonra düşünmeye başladım. Düşündükçe kitap gözümün önüne geldi; kapağı, yazılar, fotoğraflar... Şöyle sağ alt köşesine tıklayınca açılan sayfalar... Pırıl pırıl, çıtır çıtır bir görüntü...

Sonra Google amcaya başvurdum nasıl e-kitap yapılır diye. Ve sonra okudum, okudum, okudum... Mesela BlogTyrant'ın blogunu okudum. Sonra hiç para harcamadan e-kitap yapmayı anlatan şu yazıyı okudum. Anlaşılan e-kitapın da çeşitleri varmış. Mesela pdf dosyalarının, sayfaların yukarıdan aşağıya doğru kayarak okunduğu şekli en basit olanıymış. Bir de tabii üstüne tıklayınca açılan, yakınlaştırılabilen falan şekilde olanı var. E bir de şu Amazon Kindle gibi elde tutularak kitap okunabilen aletlerle uyumlu olanları var. İlk etapta en kolayından başlamak uygun olur herhalde.

İyi de ben neyi e-kitap yapacağım? Gezi güncesini mi? Olabilir, nasıl olsa sık sık seyahat ediyorum. (Bu arada Ekim'de iki Türkiye seyahati oldu, ne güzel! Eylül'de bir Londra bir Kahire. Kasım'da Suudi Arabistan.) Bu basılı kitap için çıkartıp attıklarımı da eklerim, olabilir.

Yemek tarifleri mi? Olabilir de farklı bir şey olması için farklı bir tema bulmam lazım. Mesela "Çalışan Kadınlar için 30 Dakikalık Sofralar" falan gibi birşey. Bir de fotoğrafsız yemek kitaplarından hoşlanmadığım için hepsini yapıp fotoğraflamak lazım ki bu da epey bir iş...

Denemeler, güncel olaylar falan gibi yazılarımı bir araya getirebilirim. Ne de olsa neredeyse 30 yıldır sağa sola birşeyler yazıyorum bu şekilde. Ama 20'li yaşlarımda yazdıklarımın çoğunu şimdi okurken ben utanıyorum, değil onları başkalarıyla paylaşmak! (Utanıyorum dedim de şimdi annem yanlış anlayacak... Yani ne kadar saf, içe dönük, benmerkezci ve şavalakmışım anlamında utanıyorum dedim. Yoksa ayıp anlamında değil.)

Ya da yeni birşey öğreneyim ve o süreci yazayım mesela. Dün Mutlu Tömbekici yazmış, yeni birşey öğrenmenin ölmeye direnmek olduğunu. Pek beğendim. Okumadıysanız öneririm. Klasik kemençe öğrenmeye çalıştığımda fena çuvalladım gerçi. Bu yaşta, öğretmensiz olmuyormuş. Dün resim de yaptım biraz, bir kez daha ne kadar yeteneksiz, beceriksiz olduğumu gördüm.

Ya da mesleğimle ilgili bir kitap mı yazsam acaba? Tabii en kolayı o olur da kim okur, kaç kişi ilgilenir bilemem. Veya uluslararası katılımlı toplantıların yönetilmesi, çok kültürlü toplantılarda kolaylaştırıcılık falan gibi birşey yazsam... Artık sıkıntıdan patlıyorum da toplantılar iyi hazırlanmamışsa...

Neyse... bu bitmeyecek. Kendi düşünce sürecime sizi de dahil ettim bugün. Ben biraz da yalnız düşüneyim, sonra bakalım ne olacak.



Not: bitirirken muhteşem bir siteye denk geldim. Bedava e-kitaplara bağlantı veriyorlar. Bir bakın derim: Free E-books

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder