Translate

6 Haziran 2012 Çarşamba

Alicante'de 9 kadın

Santa Barbara Kalesi müzesinden bir mask.
Aylar öncesinden aldığımız KolayJet biletiyle 9 kadın tekrar yollara düştük. Marakeş gezisinden döndüğümüzde, hemen çok gecikmeden almıştık bu biletleri, dolayısıyla da adam başı herşey dahil (uçak+otel+kahvaltı) 200 frank civarında bir maliyeti olmuştu. (Marakeş gezisi yazıları için TIK, TIK, TIK ve TIK.)

Cumartesi daha ortalık yeni aydınlanırken çıktık yola. Bir telaş kontrollerden geçtik, kocalarımızı öpüp el salladık, uçağımıza bindik. Yaklaşık iki saat sonra Alicante'de uçaktan indiğimizde farklı bir iklimde olduğumuz hemen belli oldu. Hem hava, hem de yaşam ritmi açısından...

Dolu dolu iki-buçuk gün geçirdik Alicante'de, bir gittiğimiz yere bir daha gitmeden. Küçük kentin turistik köşelerini keşfettik, turistik olmayan yollarından yürüyerek yerel halka yol sorduk, bir kelime aynı dili konuşmadan gayet güzel anlaştık. Taksicilerle Çin-İspanya futbol maçının muhabbetini yaptık, bizi hayran bırakan mor çiçekli ağaçların taksi camları üstünde reçine benzeri bir film bıraktığı için taksiciler tarafından sevilmediğini farkettik. Bakkalda 1.5 litrelik suya 90 kuruş verdik, mükellef deniz ürünlü, şaraplı akşam yemeklerine adam başı en fazla 17 Euro verdik ve Alicante'nin ucuzluğuna kadeh kaldırdık. Bu arada ben gittiğimiz Casino'da harcadığım paranın 35 katını kazanarak ceplerim para dolu ayrıldım oradan. (1 Euro yatırmıştım, 35 Euro alarak çıktım işte. Ha, 35 Euro birer Euroluk bozuk para şeklinde olunca elbette cebin dolu oluyor!)

Tesadüf eseri, gittiğimiz haftasonunda Alicante'de bir de Ortaçağ Festivali varmış. Eski kentin dar sokaklarında sokak satıcıları, yeme-içme tezgahları kurulmuş, ara sıra ortaçağ müziği yapan müzisyenler geziyordu.

Çocuklarla tatile çıktığımda gönlümce yapamadığım müze gezme işini de yaparak kendimi fazladan mutlu ettim. Alicante Modern Sanatlar Müzesi ile Güzel Sanatlar Müzesini gezerek sanatın nasıl ayrı bir dilden konuşarak gönlümü titrettiğini bir kez daha farkettim. Müzeler boştu biz gezerken. Ben de sadece sanatçıyla yalnız olabileceğim bir fırsat yaratmak için sevgili arkadaşlarımı atlatarak gezmeye en üst kattan başladım. Böylece onlar aşağıdan yukarıya gelirken ben yukarıdan aşağıya inecek ve ressamla başbaşa kalacaktım. Hakikaten öyle oldu ve Alicante'li Juana Francés ile böyle tanıştım.

Şimdiye kadar hiç bir ressamın yüzlerce eserini dönemlerine ayrılmış olarak görmemiştim. Bu içime tuhaf bir tanıdıklık duygusu verdi. Çeşitli dönemlerinde yapmayı seçtiği teknikler, kullandığı renkler, fırça hareketleri, bende neredeyse onu anladığım duygusunu uyandırdı. Bir ara resimlerinden birine bakarken içimden bir hıçkırık kopup geldi aniden, uyarmadan. Sanat böyle birşey işte... İçindeki sesleri susturup onunla başbaşa kalırsan, yolları açıp geçmesine izin verirsen gelip en çıplak haliyle içindeki bir tele basıyor. Artık bundan sonrası bir hıçkırık mı olur, kahkaha mı, neşe mi, hüzün mü, bilmek çok zor.

Bütün gezi böyle entellektüel hareketlerle geçmedi elbet. Bol bol sangria içtik, deniz ürünleri yedik, yürüdük, denize girdik, denizde "hobarey! hobarey!" şeklinde halay bile çektik! İki günün sonunda da dinlenmiş, keyiflenmiş ve daha fazla şükreder bir halde evlerimize geri döndük.

Şimdi Eylül veya Ekim'deki gezinin planları yapılıyor bile... Bakalım bu sefer bahtımıza neresi çıkacak...

Her sabah bizi karşılayan mor çiçekli ağaçlar.

Eski kentte Ortaçağ Festivali için hazırlanmış sokaklar.

Santa Barbara Kalesinden Akdeniz.

Ortaçağ Festivalinden bir sabun tezgahı.

Ortaçağ Festivalinden çay tezgahı.

Ortaçağ Festivalinden bir sokak gösterisi.

İlk öğle yemeğimiz.

4 yorum:

  1. Pek guzel di mı? Yasasın tekrar olacak !
    Gelemiyenler kıskansın, eeeeee hadi artık üçüncüye gelsin diyorum...o kendini bilir .:)

    YanıtlaSil
  2. efendim, bir şey duydum gibi oldu.....
    iyi ki gitmişsiniz, çok güzel yerler...

    YanıtlaSil
  3. Canım çekti valla.
    Ohhh sefanız olsun.

    Bir diğer müze sever anne Çiğdem

    YanıtlaSil
  4. Oh oh oh sefanız olsun amasının kızı arkadaşlarla gezmenin de başka bir tadı var değilmi.Ben çok geç başladım ama olsun .Gezmek görmek en güzel eğlence.ikimizde akdenizde sıftah yaptık .Kale manzarası çok güzel istiridye içindeki çiğ herhalde nede güzel duruşu var tabakta.Keşke birde boğa güreşi seyredeydiniz.Öptüm.

    YanıtlaSil