Translate

10 Nisan 2012 Salı

Meral Okay

Meral ve Yaman Okay
Arka arkaya ölüm haberleriyle sarsılıyorum.

Meral Okay hiçbirşeyim değildi bildiğim kadarıyla. Tanışmadık hiç. Hasta olduğunu bile bilmezdim. Ölümünden sonra hakkında öğrendiklerim onunla ilgili toplam bilgimin çok büyük bir kısmını oluşturuyor. İlk kez İkinci Bahar dizisindeki kasap rolünde farkına varmıştım onun yaşadığının. Orada farkedince dizinin senaristi olduğunu öğrenmiştim.

Yakınındakilerden, akraba, eş, dosttan biri ölünce ne  yapacağını bilirsin. Yas tutarsın, ağlarsın; sosyal olarak bu anlaşılabilir, hatta beklenir birşeydir. Sonra cenazesine gider, defteri kapatırsın. Yakınlığına, hayatına ne kadar değmişliğine bağlı olarak özlemeye devam edersin ama bir kapanış yapmışsındır. Peki ya neden üzüldüğünü bile bilmediğin bir ölümle ilgili kapanışı nasıl yaparsın?

Ben  bildim bileli stresli bir gecenin ardından dudağımda uçukla uyanırım. Bu sabah da öyle oldu. Evde her zaman hazır bulundurduğum uçuk ilacını dudağımın dörtte birine uygularken hala Meral Okay'ı düşündüğümü farkettim. Ölüm haberini de Strazburg'da tatildeyken dört gün içinde bir kere baktığım Twitter'dan almıştım. İnanmamıştım. Ve deşmemiştim gerçek olduğunu öğrenme riski var diye. Gerçekmiş...

Artık güzel şeyler yazmak istiyorum. Strazburg gezimi anlatmak istiyorum mesela... Nasıl olsa hem Bilgin hem de Meral güzel yerlerdeler artık. Acısı ne olduğunu anlayamayan, kafası karışan, kendi içinde allak bullak olan bizlerde. Onlar iyiler. Evet.



1 yorum: