Translate

2 Nisan 2012 Pazartesi

Hafta sonu, enginar ve kuşkonmaz

Cenevre Jet d'eau
Hafta sonu çok güzeldi. Hava, sokaklar, pazar yeri... Masmavi bir gökyüzü, güneş, yakmayan, üşütmeyen bir hava. Elimde kocamın eli, çocuklar güvende, mutlu, huzurlu. Daha ne olsun? Yok, gerçekten soruyorum, daha ne olsun?

Cumartesi öğleden sonra arkadaşlarımızla Bains des Paquis'te buluştuk. Burası sırf insan seyretmek için bile gidilebilecek bir yer. Ne zaman gitsek gençler, her yerleri dövme ile kaplanmış geçkin adamlar, iş ve hayat kadınları, çoluk-çocuk yemek yiyenler, ördekleri besleyenler, eşcinsel çiftler, bir dolu insan yiyip içip güneşin altına yayılmış olur. Bu kez de öyleydi. Buz gibi biralarımızı içip sohbet ettik ve geceye bizim evde devam etmeye karar verdik. Ben de eve gidip sabah pazardan aldığım enginarları ve kabakları yaptım. Yine sabah aldığımız peynirler, salata, falan filan. Hiç de fena olmadı sofra. Ama şimdi biraz geriye dönüp Ferney-Voltaire pazarından söz edeyim.

Cenevre göl kenarı.
Paquis Plajı
Burası bizim bildiğimiz sebze meyve pazarı. Bunlara ek olarak mevsimine göre yerel üretilmiş sebze ve meyveler, çevrede yapılmış peynir, şarap, av mevsiminde çeşitli kuşlar falan satılıyor. Ucuz değil ama taze, lezzetli ve yerel. Elbette burada da ithal sebze meyve görüyorsunuz ama asıl biz diğerleri için gidiyoruz. Ben giderken aklımda iki şey vardı: enginar ve kuşkonmaz. Şimdi tam mevsimi! Hakikaten de dört çeşit enginar ve üç çeşit de kuşkonmaz gördük. Minik minik kabaklar, topraktan yeni çekilmiş havuçlar aldık. Bir de açık salata büfesinden yeşil yapraklar... Bu salatayı hemen o gün yemek gerekiyor, yoksa hemen eriyip su oluyor. Her zaman aldığım şeylerden biri de bu.

Akşam yemeğine enginarı Şemsa'nın blogunda gördüğüm iki yemekten esinlenerek yaptım, nefis oldu. Tarifler için TIK ve TIK. Zaten bu ikinci yapışım. İlkinde dereotuyla ikincisinde evde o olmadığı için frenk maydonozu (Fr: cerfeuil, İng: chervil) ile yaptım. İkisi de pek güzel oldu.

Şimdi sizi pazar fotoğraflarıyla başbaşa bırakıyorum. Ne dersiniz, sizce de güzel bir haftasonu olmamış mı?

İşte açık büfe yeşillik. Bunlardan istediğin kadar alıp karıştırıyorsun.


Üç çeşit enginar.

Bu havuçlar biraz önce topraktan çekilmiş gibi.

Yine enginar, kuşkonmaz, ve diğerleri.

Mor kuşkonmaz ilk kez gördüm. A bir de sultani bezelye mevsimi elbette. Evde vardı, almadık.

Ot çayları. Bir lavanta bir de tonik karışım aldım kendime. Şimdi içiyorum.


Pazar ganimetleri. Rezene ile yer elmasından salata yapıyorum. Yapınca tarifi resimleriyle gelecek.

Taze bezeyle ile kabaklar. Kabaklardan zeytinyağlı açık dolma oldu bile.
Bezelyenin tazesini tek geçerim. Konserve cinsinden ne kadar farklıdır tadı. O henüz buzdolabında. Bu gece yenecek.



6 yorum:

  1. Gözümüz bayram etti sayenizde :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sebze fotoğraflarına bakıp bunu dediniz ya çoook teşekkürler. Benim de içim bayram etti o gün bütün bunları görünce. Siz de İstanbul pazarları hakkında yazsanıza... Mesela Osmanlı'da da var mıymış acaba semt pazarları yoksa bir Cumhuriyet ürünü mü?

      Sil
    2. İyi dedin bunu alıyorum notlarım arasına senin için yazıyorum. Semt Pazarları-Hande için yazılacak, aynen böyle oldu not :) iyi konu teşekkür ederim :)

      Sil
    3. Cok tesekkurler! Bekliyorum yazimi...

      Sil
  2. bende Bern pazarina gitmistim cenevre pazarinaida gorduk sayende:) o minik mor enginarlar cig bile yenebilir aklinda olsun:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ciğ mi! Hiç denemek aklıma gelmedi. Yarısını yapmıştım, diğer yarısını deneyelim bakalım. Salata mı yapıyorsun?

      Sil