Translate

30 Nisan 2012 Pazartesi

Bir insanı tanıma üzerine 12 soru

Adisin, beni aldattın!

  1. Bir insan hem alaturka, hem alafranga, hem alaruska, hem alazambiya olabilir mi?
  2. Bir insana biri "Rabbim seni korusun!" deyince bir üçüncü şahsın "alaturkalık yapma" demeye hakkı olur mu?
  3. Peki bunu denilen insan durumdan memnunsa?
  4. Ya da haberi yoksa ve geride kalanlar arasında bu bir tartışma mevzuu olmuşsa?
  5. Bir insan hem radikal, hem muhafazakar; hem laik, hem inançlı; hem sağlıklı, hem şişman; hem sadık, hem hain; hem yetenekli, hem beceriksiz olabilir mi peki?
  6. Bütün bunlar olan sıradan bir insanın kaçırdığı fırsatların toplamının kare kökü bile sonsuz değil midir?
  7. Peki eline geçirdiği ve gerçekleştirdiği fırsatların toplamının küp kökü bile?
  8. Sonsuzluk insanlara acı verdiği için mi ölünce bitti diyoruz?
  9. Ölünce insanlar bitiyor mu?
  10. Biten beden insanın tümü mü?
  11. Tümü buysa bunların hepsine yazık değil mi?
  12. Peki bir insanın bir insanı tanıması kendi algısı, anlayışı, görüşü, hissedişi, yargıları, önyargıları, arzuları, o an öncesinde kendi arzu nesnelerine ulaşıp ulaşamadığı, annesinin ona çocukken nasıl dokunduğu, onunla nasıl bir duygudurumu içinde tanıştığı, kimin onu ona tanıştırdığı, nerede tanıştığı, o anda hangi müziğin çaldığı, hangi tiz perdeden gürültüyle yüreğinin ağzına geldiği, ilk fikir ayrılıklarını yaşadıklarında ağızlarında hangi tadın olduğu, birlikte rakı mı çay mı içtikleri, hayatının kendiyle ilişkili hangi anında yollarının kesiştiği, hangi gizli anı kiminle yaşamayı seçtiği ve bunu kendi imgeleminde nasıl evirip çevirip etiketlendirip tekrar tekrar yaşadığı ve daha bir sürü küçük yaşam kırıntısına verdiği kodlarla alakalıysa, aynı insanı farklı insanların aynı şekilde tanımamasının mümkün ve hatta zaten zorunlu olması neden şaşırtıcıdır?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder