Translate

8 Mart 2012 Perşembe

Hürrem Sultan bana neler etti?

Kanuni Sultan Süleyman.
Liseyi yurt dışında okumuş bir insan olarak Osmanlı İmparatorluğu ile ilgili bilgilerim ilkokul ve ortaokulda öğrendiklerimle sınırlıdır. Osmanlı İmparatorluğunda kaç padişah olduğunu bilmem, kim kimin babası, kimin oğlu hiç bilmem, hangisi hangi devrin padişahıdır haberim yoktur. İki kere Viyana'ya gidip onlara kahveyi öğrettiğimize, Macarlarda hala süren bir nefret tesis ettiğimize, bir de ordunun en önünde Mehteran Takımının yürüdüğüne ilişkin bilgiler zaman içinde ozmos yoluyla girmiş sanırım beynime. E bir de tabii her Türk gencinde olduğu gibi "son padişah Vahdettin'dir ve ülkeyi sattıktan sonra bir İngiliz kruvazörüne atlayıp kaçmıştır" gibi nesnel bir tarihsel bilgi de var beyin kıvrımı arşivlerimde.

İşte bütün bilgilerim aşağı yukarı bunlarla sınırlıyken ve de durup dururken televizyonda Muhteşem Yüzyıl diye bir dizi başladı. Senaristi de Meral Okay'dı (ve bu benim için önemli bir referanstı)... İlk bölümü seyrettikten sonra izlenecek dizilerden biri olarak işaretlendi. O gün bu gündür de izliyorum kendisini. Elbette geri kalan zamanlarda sadece belgesel...

Bu dizinin bana en büyük katkısı o zamanlarda yaşamış insanların da aslında tarih yapraklarının arasında sıkışıp kalan "yüksek şahsiyetler" olmalarının yanı sıra birer insan olduklarını, sıkıntıları, kaygıları olduğunu; savaşlar yapmanın yanı sıra aşık olan, anne-çocuk çatışması yaşayan, dil öğrenmeye çalışan, sabah kalkınca giyinen, kahvaltı eden falan bireyler olduğunun farkına vardırdı. Dizideki ayrıcalıklı rolü nedeniyle de ayrıca Hürrem Sultan'ı çok merak etmeye başladım. İnternet üzerinden güvenilir yazılara ulaşmaya çalıştım. Batılı akademisyenlerin yazdığı birkaç rapora ulaştım. Ayrıca birkaç da kitap buldum Osmanlı'da kadın sultanlarla ilgili. Birini gözüme kestirdim ama biraz daha ikna olmam ve vakit bulmam gerekiyor, zira fiyatı 70 Euro civarında. Ama parasız bulduğum bir rapor bana epeyce bilgi verdi. Şimdi size bu rapordan bahsedeceğim.

Bu raporun yazarı Michael Keating, danışmanı da Dr.Blake. Bay Keating bunu Women in Islam/Ottoman History dersi için bir araştırma projesi olarak yazmış ve 1 Aralık 2007'de teslim etmiş. Raporun adı Osmanlı İmparatorluğunda Kadının Rolu: Kadın Sultanlar Döneminde kadının önemi. İsteyenler için Michael Keating'in iletişim adresi şöyle: michaeltkeating@comcast.net

Bundan sonraki yazılarımda bu raporun tam olmasa da geniş bir tercümesini yapmayı planlıyorum. Umarım siz de benim kadar zevk alırsınız okurken. Eminim araya başka şeyler de girer ve onları da yazarım ama hayırlısıyla bunu da bitiririz. Zaten çok uzun değil, hepsi 22 sayfalık bir rapor.

Haydi bakalım başlayalım.





İslami toplumlarda kadının oynadığı rol her zaman tarihçilerin tartıştıkları bir konu olagelmiştir. İslam toplumları içinde kadını ve kadının rolünü ele alan çoğu kişi, kadınların baskılanmış, toplumdan ayrılmış ve toplum içinde erkeğe göre daha aşağıda bir yerde durduğu görüşündedir. Buna ek olarak, kadınların politik hayatta hiç bir rolleri olmadığı, hem kocalarının hem de ailedeki diğer erkeklerin baskısı altında bir yaşam sürdürdükleri düşüncesi yaygındır. Osmanlı İmparatorluğunda yaşanan Kadın Sultanlar dönemi, bu müslüman toplumda kadının yeri ve önemi ile ilgili olarak tarihçiler arasında bir tartışma için gereken zemini hazırlamıştır.
 
Kadın Sultanlar dönemi Kanuni Sultan Süleyman'ın döneminde 1520'de başlamış ve 4. Mehmet padişahken, annesi Turhan Sultan da valide sultan iken 1656'da sona ermiştir.[1] Bu 136 yıl boyunca olanlar tarihçilerin epeydir üzerinde tartıştıkları bir dönemdir. Bu dönemde haremdeki kadınların ve özellikle de valide sultanların üstlendikleri rol, Osmanlı İmparatorluğu için olumlu mu yoksa olumsuz sonuçlara mı neden olmuştur? Çağdaş tarihçilerin genelde eğilimleri imparatorluk kadınlarının politik karar-verme süreçlerine katılmalarının imparatorluk için olumsuz bir katkı olduğu ve sonuç olarak da imparatorluğun çöküşüne neden oldukları yönündedir.

Ama gerçekte öyle miydi? Arkası yarın...


[1]Nicole Pohl. Women, Space, Utopia, 1600-1800 (Burlington: Ashgate Publishing Company, 2006), 141.


3 yorum:

  1. Hürrem bu neler yaptırır insana...
    Kimse kıskanmasın işte, diziyi izlemesem de tarih sayfalarından ve okuduğum bir kaç romandan sonra çok seviyorum ben Hürremi, ne kadar etkili bir kadınmış ki hala gündemde...
    Kadınlar günün kutlu olsun :))

    YanıtlaSil
  2. Yarini sabirsizlikla bekliyorum...bende hep belgesel seyrederim....

    YanıtlaSil