Translate

5 Mart 2012 Pazartesi

Hafta sonu raporu

Zeynep ile Bupçik piknikte, Leman Gölü kenarında.
Bir hafta sonunu daha hayırlısıyla eda etmiş bulunuyoruz.Her hafta sonunun sonunda "çalışma haftası 4, hafta sonu 3 gün olmalı" şeklindeki iddiam daha da kuvvetleniyor. Bu üç günün ikisi gezip tozmak ve sosyalleşmek için, son günü de dinlenip evde yayılmak, arada kütüphane, gardrop, çekmece falan düzeltmek ve fazlalıkları atmak için... Bence böyle. 

Bu hafta sonunun Cumartesi gününü göl kenarındaki piknik alanında mangal yaparak, ateş yakıp semaverde çay demleyerek, güneşi piknik alanında batırarak geçirdik. Benim birkaç gündür boğazım ağrıyor olmasına rağmen bu güzel günden geri kalamadım. Daha az konuştum, şarkı söylemem için yapılan ısrarlı teklifleri (!) kibarca geri çevirdim, ama orada ateşin başında oturdum inatla. Bupçik de bizimle birlikteydi. Akşam eve geldiğimizde hepimiz bir kanepenin üstünde, Bupçik de halının üstünde armut pestili gibi serildik; Keşanlı'yı izlerken uyuyakalmışız, o kadar yani!

Pazar günü ise evdeydik akşam altıya kadar. Akşam kızımla, onun bir arkadaşı ve annesiyle beraber Glenn Close'un oynadığı Albert Nobbs adlı filme gittik. Hemen söylemek gerekirse film çok acaip. Şimdi burada film eleştirmenliği yapmaya çalışmaya gerek yok. Ben bildiğiniz sıradan izleyici olarak biraz sersemlemiş olarak çıktım filmden. Hadi sonunu söylemeyeyim ama şu kadar söylemek lazım, yani, hiç mi iyi birşey olmaz bir filmin sonunda (gerçi bir tek güzel birşey oldu aslında, güzel küçük birşey)! Bütün filmden bana kalan yoğun, derin bir yalnızlık ve ıskalanmış bir yaşam. Evet ıskalanmış bir yaşam.
Filmin posteri

İki gündür 18-20 derece civarında seyreden havanın Pazartesiden itibaren yine tek haneli rakamlara inmesi bekleniyor. Pozitifte kalsın da razıyız. Ne de olsa Mart kapıdan baktırır, kazma kürek yaktırır. Ama arkasından Nisan! Ah Nisan! İşyerinin bahçesinde nergisler çıktı bile topraktan. Sonra laleler, sonrası da bahar zaten. Biz yaş aldıkça hızlanıyor mu ne bu mevsimler!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder