Translate

29 Mart 2012 Perşembe

Bir çift güvercin havalansa...


Ethel ve Julius Rosenberg

Bir arkadaşımdan gelen bir e-posta beni üniversite yıllarıma, Rosenberglerin ismini ilk duyduğum günlere geri götürdü. Sonra Melih Cevdet Anday'ın Anı adlı şiiri, sonra Esin Afşar'ın o güzel yorumu... Youtube'da bulup ekledim aşağıya. Klipteki resimleri bilmem ama şarkı başka...

Rosenbergler Amerikan tarihinde Sovyet casusluğuyla yargılanıp idama mahkum edilen ilk kişiler (1953). Ethel Rosenberg'in kocasının itirafı üzerinde etkili olacağı düşünülerek davaya dahil edildiği ama çiftin geri adım atmamaları üzerine ikisinin birden idam edildiği kesin gibi. Julius Rosenberg ise komünist ve hakikaten Sovyetlere bir takım bilgiler vermiş. Ancak davanın temelini oluşturan atom bombası hakkındaki bilgilere ulaşmasının mümkün olmadığı söylenmiş. Dava hakkında daha fazla bilgiye eminim kolaylıkla ulaşabilirsiniz. Benim ilgimi çeken bu çiftin arkalarında bıraktıkları iki küçük çocuk oldu. Bunu daha önce bilmiyordum. Üniversitede Rosenberg'leri öğrendiğim zaman arkalarında çocuk bıraktıklarını duymamıştım. (Bir kez daha "neye bakarsan onu görürsün" ilkesinin doğrulanması...)

Rosenbergler içeri alındığında iki oğulları varmış: Michael ve Robert. Bir süre anneanneleri tarafından bakılan çocuklar daha sonra çeşitli bakımevleri, akraba ve arkadaş evlerini dolaştıktan sonra müzisyen Abel Meeropol tarafından evlatlık edinilmiş ve biraz da hayatları kolaylaşsın diye bu soyadını alarak büyümüşler.

İki kardeş erişkin dönemlerinde FBI ve CIA'a karşı dava açarak ana-babalarının davasındaki gizli tutulan yaklaşık 300 000 belgenin açıklanmasını sağlamışlar. Bu belgelere dayanarak da 1975'de Sizin Oğullarınız: Ethel ve Julius Rosenberg Efsanesi adında bir kitap yazmışlar.

Daha sonra avukat olan Robert 1990'da Çocuklar için Rosenberg Fonu adında bir vakıf kurarak ana-babaları hedef altındaki ilerici aktivistler olan çocuklara destek sağlamış. 2003'de Ailede bir İnfaz: Bir çocuğun yolculuğu adında bir anı kitabı yazmış. Michael ise ekonomi profesörü olmuş. Her ikisi de evlenip çocuk sahibi olmuşlar. Bu çocuklardan biri, Ivy Meeropol, 2004 yılında "Bir infazın mirasçısı" adındaki bir belgesel ile Sundance Film Festivalinde seyirciyle buluşmuş.

Şimdi Rosenberglerin torunlarının da çocukları var artık. Ne dersiniz, bu infaz daha kaç kuşağın hayatını etkilemeye devam edecek? Kuşaklar önce yaşanan acılar daha kaç yeni doğanın genetik acı havuzuna katkıda bulunmayı sürdürecek?
Michael, Ivy ve Robert Meeropol


4 yorum:

  1. çok güzeeel. yani Rosenberg'lerin hikayesi değil tabi. Esin Afşar'ın sesinden Anı...

    YanıtlaSil
  2. Yaşadıkları kolay atlatılır bir travma değilmiş. Eğer insnaın edindiği bilgi gerçekten DNA'lar yollarıyla sonraki nesillere taşınabiliyorsa, bu tramvanın izleri de sürer gider böyle. Kimbilir bizim geçmişimizde bilmediğimiz neler var.

    YanıtlaSil
  3. Acının kuşaktan kuşağa genetik kodlarla geçtiğini söyleyen bir takım yeniçağ filozofları var. Ama daha aleni olan kişilerin bunu hikaye yoluyla aktarıyor olduğu... Yine yeniçağcılar diyor ki neyi çağırıyorsak onu yaşarmışız. Belki ona bakmalı.

    ÇokBilmiş, bloguma hoşgeldiniz.

    YanıtlaSil