Translate

11 Şubat 2012 Cumartesi

Marakeş - 4 (Çölde 4 Çeker)

Bu da son Marakeş yazısı olsun.

Kısmete bakar mısınız? Şu anda Kahire'deyim, geçen hafta gittiğim Marakeş'in yazısını yazıyorum. Bir hafta arayla Kuzey Afrika'nın bir ucundan diğer ucuna gitmiş bulunuyorum. Bu kez iş için ama... Yani Marakeş dizisi gibi bir dizi çıkmaz Kahire'den. Yine de belki, enteresan birşeyler olursa paylaşırım elbet...

Efendim, Marakeş'teki ikinci ve son günümüzde çölde 4 tekerlekli motorsikletlerle yarım günlük bir tur seçeneğinde karar kıldık. Ben sadece Özlem gelir diye düşünürken Ebru, Figen, Pınar ve Aylin de gelince 3 motorsikletlik bir ekip olduk. Yolda bir başka otelden de 4 genç bindi minibüse, hep beraber tıngır mıngır yola koyulduk. (Bu gençler aynı zaman dilimi içinde çölde deveye bindiler.)

Bir 15 dakikalık direksiyon eğitimden sonra yola koyulduk. Biz bekliyoruz ki öyle Suudi Arabistan çölleri gibi bir kum deryasına gideceğiz... Yok öyle birşey. Daha çok bizim Harran ovasını andıran, çorak, kırmızı topraklı yerlerde dolaştık bütün bu süre içinde. Bir fırsatını bulup da rehberimize "çöl nerede?" deyince "işte burası" dedi de hemen bir beklenti ayarı yaptık, ondan sonra daha güzelleşti herşey.

İlk yarım saat sağ elimin başparmağı ağrıdı. Gaza bu parmakla basılıyor da ondan. Bence saçma bir mekanizma olmuş. Yap ayağa, basalım değil mi ama! Neyse, alıştık sonra, sorun olmaktan çıktı.

Genel olarak bakıldığında 6 kadın taşlık arazide 2.5 saat civarında motor kullandık. Kırmızı kerpiç duvarların sınırladığı daracık köy sokaklarından geçtik. Açlıktan kakiti çıkmış sokak köpekleri gördük. Bize uzaylı gibi bakan, yine de kocaman gülümsemelerle el sallayan küçük çocuklar gördük. Özlem birine şeker çıkarttı verdi çantasından. Keşke bende de olsaydı diye düşündüm. Bundan sonra bulunduracağım böyle yerlere gelirken.

Gezinin sonuna doğru yine bir duvarın önünde durduk, içeri girdik ve yine şaşırdık. Yine güzel, gizli bir avlu, çiçekler, naneli çay, pide ve zeytin... Çok lezzetliydi, zeytinler bir dakika içinde bitti. (Herkesin yarımşar kilo alıp geldiğini söylemiş miydim?)

Sonra kampa dönüş, hava tabancasıyla tozumuzun alınması, otele dönüş ve ertesinde hamam muhabbeti. E gerisini zaten biliyorsunuz. İşte aşağıda çölde 4 çeker maceramızın fotoğrafları.


Eğitimde...

İşte Marakeş çölü...

Bir kırmızı duvar önünde durduk.

İçinde böyle bir avlu çıktı. Sağdaki rehberimiz.
Bu da bitirişimiz. Başardık!



4 yorum:

  1. Kardesim,
    Ben gezenleri cok kiskaniyorum sana daha once soylememismiydim.
    Ne bu yaa... Beni hasta etmek icin mi ugrasiyorsun sen...
    optum
    Hakan Gonendik

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynı kadın ekibi Haziran'da da Alicante'ye bilet aldık. Atla gel :)

      Sil
  2. Bugün ordan oraya (evde) daldan dala atlarken sonunda bir şekilde ancak bugün Marakeş yazılarınızı okumak kısmet oldu. Ne iyi etmişsiniz de yazmışsınız, okurken o anları tekrar yaşıyor insan :)

    YanıtlaSil
  3. hmmm ilk kez yorum yaptım ya o da onayda ret alırsa, zaten robot olmadığımı kanıtlamak yeterince zor :P

    YanıtlaSil