Translate

26 Ocak 2012 Perşembe

Afgan bebeklere yardım etmek ister misiniz?

Afganistan Sağlık Bakanı Dr Suraya Dalil.
Yılbaşındaki İstanbul tatili sırasında Kadıköy'den bir dolu yün alıp gelmiştim kendime. O sırada da bana bir bebek örgüleri dergisi hediye etmişlerdi. Artık bizim bebekler, minik deve boyutlarında oldukları için ben de bu dergiyi, Afgan bebeklerle ilgili bir yardım kampanyasında gönüllü olarak görev aldığını bildiğim bir arkadaşıma verdim. Bu kadınlar Afgan bebeklere dağıtılmak üzere yelekler örüp oraya ulaştırıyorlar. Sonra bu yelekler, Afganistan'da gebe kadınların Sağlık Bakanlığı'nın programlarından yararlanmasını teşvik etmek için yeni doğan bebeklere hediye ediliyor. Bakın yanda Afganistan Sağlık Bakanı'nın bir yeni doğana bu yeleklerden birini hediye etmesi görülüyor. Benim sevgili arkadaşlarımdan HayatMutfaktaGüzel de bunu duyunca kendiliğinden bir dolu yelek örüp bana getirmişti, sağolsun. Birkaç gün önce de 40 adet yelek Finlandiya'dan buraya ulaştı. Şimdi onlar da Afganistan'a doğru yola çıktılar (Şu anda Afganistan'da hava -10 derece civarındaymış. Bu yeleklerin makbule geçeceği kesin.) Bu programlar ile ilgili daha fazla bilgi için BURAYA ve ŞURAYA tıklayabilirsiniz.

Benim dergiyi verdiğim arkadaş bana geçenlerde üzerinde "Made in Turkey" yazan bir yünü Amerika'dan aldığını, çok beğendiğini söyledi. Acaba bu yünü yapan fabrika bu projeye destek olmak ister miydi? Bu konuda benim fikrim neydi? Ben de dedim ki, yazalım bakalım bloga. Belki ilgilenen birileri çıkar, bu projenin Türkiye ayağı olur. Böyle bir hayır işler.

Özetle arzuhalim şudur: Bu yazıyı okuyan bir yün üreticisi iseniz, Afgan bebekler için oluşturulan bu gönüllü yardım projesine yün bağışlayarak katkıda bulunmak ister misiniz? Cevap vermeden önce bir de şunu söyleyeyim:

Şu anda Afganistan'da canlı doğan her 1000 bebekten 136'sı bir yaşına varmadan ölüyor. Karşılaştırma olsun diye bakarsak bu oran Türkiye'de binde 24, Bosna-Hersek'te binde 13, Yunanistan'da binde 5 ve İsviçre'de binde 4. (Kaynak için TIK.) Afganistan bu konuda dünyanın en kötü durumda olan ülkesi.

Sevgili okuyucularım, bu tür blogların amaçlarından biri de bu olamaz mı, ne dersiniz? Biliyorsunuz internet devri öncesinde bile bir kişinin aradığı bir diğer kişiye ulaşabilmesinin 6 kişiden geçtiği ile ilgili bir teori vardı. Şu anda bu sayının çok daha azaldığı söyleniyor. Ne dersiniz, sizin aracılığınızla acaba hayır işlemek isteyecek bir yün üreticisine ulaşabilir miyiz? Bu çorbada bizim de bir tuzumuz bulunabilir mi? Adres defterlerinize bakıp faydası bulunabileceğini düşündüğünüz insanlara bu yazıyı gönderir misiniz?

Bakalım kollektif olarak sesimiz ne kadar yankı bulabiliyor?





4 yorum:

  1. resme bakınca ne kadar çok ihtiyaçları olduğu anlaşılıyor, bu hareket için teşekkürler Hande...

    YanıtlaSil
  2. Uçurtma Avcısı ve Bin Muhteşem Güneşi okuduktan sonra Afgan Kadınına ve çocuklarına bakarken düşünmeden duramıyorum...

    YanıtlaSil
  3. İnsanların hiç tanımadığı, dünyanın öteki ucundaki insanlar için bir şeyler yapması ne zarif bir düşünce. Emeği geçen herkesin ellerine sağlık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tijen teşekkür ederim, hoşgeldiniz bloguma. Sanırım izlediklerimin arasında bir ortak arkadaşımız da olabilir (zamandegerlidir).

      Yazıyı yazarken keşke Türkiye'de bu işe önayak olan birisi olsa demiştim. Umarım yazı çok okunur, gruptan gruba dolanır da birisi çıkar.

      Çok sevgiler, hep beklerim.

      Sil