Translate

14 Aralık 2011 Çarşamba

Karadeniz Ereğli dünyada ne kadar bir yer kaplar?

Karadeniz Ereğli
(Kaynak: http://www.kdzeregli.bel.tr)


Çok. Çok. İnanamayacağınız kadar. 


Bir toplantıya mı gidiyorsunuz, bir kongre, konferans mesela... Kahve arasında birkaç küçük grup gezerek "Karadeniz Ereğli" deyin öyle durup dururken. Bahse girerim ki en az bir kişi çıkar oralı olan, orada bir süre yaşamış olan, eşi, sevgilisi, en yakın arkadaşı oralı olan... Yeni bir şirketle yeni bir iş bağlantısı mı kurmak üzeresiniz? Öğle yemeğine birlikte gittiğiniz insanlara söz arasında "Karadeniz Ereğli" deyin. Birisi yine ya orada bir iş yapmıştır, ya iş hayatına orada başlamıştır, ya TED'dendir, ya Anadolu Lisesindendir... 


Karadeniz Ereğli'li denilen insan tipi öncelikle Karadeniz Ereğli'den konuşmayı sevmesiyle karakterizedir. Hemen hemen hepsinin ana-babası 1960'ların ilk yıllarından başlayarak, çoğu İstanbul ya da Ankara olmak üzere bir büyük kentten Ereğli'ye çalışmaya gelmiş; ya çalışma hayatının büyük bir kısmını orada geçirip kentine geri dönmüş, ya orada emekli olmuş ve geri dönmüş, ya geri dönmemiş, oraya veya çevresine yerleşmiş, ya da yine oralarda bir yerde temelli, sonsuza kadar kalmış kişilerdir. Şu anda sizin karşınıza Ereğli'li olarak çıkacak kişilerse artık en az 40'lı yaşlarında, mutlaka iş-güç sahibi, genellikle sosyal hayatta da başarılı, en az bir yabancı dil bilen insanlardır. Bunlar şu anda genellikle Türkiye'de bir büyük şehirde yaşıyor olsalar da bir kısmı da Ereğlililiklerini Kanada, Amerika, İsviçre, Avustralya gibi yabanellerde de sürdürüyor olabilirler.


Bu yaş grubu Ereğlililer, daha 1970'li yıllarda, bir küçük kasaba olan Ereğli'de bale, tenis, optimist, kadet, pirat, kürek, piyano, mandolin, resim, yüzme, sutopu kursları alabilmiş, okullarda basketbol, voleybol oynayarak diğer kentlerdeki turnuvalara katılabilmiş, ergenlik yıllarında gece geç vakitlere kadar mahallelerinde kızlı erkekli gruplarla dışarıda takılıp ota-bota gülerek vakit geçirebilmiş kişilerdir. Bunlar her hafta sinemaya gitmiş, Hıdır abinın hışmına uğramış (ya da ona eza etmiş, nereden baktığınıza bağlı), okullarında üçgen şişede meyve suyu ve pastayla doğumgünleri ve içten bir inançla Yerli Malı Haftaları kutlamış çocuklardır. Ana-babaların çoğunun birbirini tanıdığı bir güven ortamında, "çarşı"ya gitmek için dolmuş beklemenin çoğu zaman gerekmediği zamanlarda yaşamışlardır.


Karadeniz Ereğlililerin her yerde olduğunu biliyordum da peki o zaman burada, bu blog evreninde yine bir Ereğli bağlantısı karşıma çıkınca neden şaşırdım, aslında acaip olan bu... Evet, hiç beklemediğim anda karşıma bir Ereğlili çıkıverdi.


Devamı yarına...

17 yorum:

  1. beni anlatmissin..
    Ereglili cemal

    YanıtlaSil
  2. Ereğli uzaktayken sevilen, içinde yaşarken kendinden bıktıran bir şehir. Uzakteyken insanlarının bir takım sosyal faaliyetlerinden dolayı övgüyle anlattıran ama içindeyken o insanlardan nefret ettiren bir kent. Peki neden ? En okumuşu bile sırf ekmek alabilmek için ana caddenin ortasına arabasını park edecek kadar görgüsüz ve bencil. Bu şehir bir caddede uygulanacak tek yön uygulamasını bile beceremedi. Bu kültürlü ve seçkin insanların yaşadığı Ereğli'de özellikle Erdemir çalışanının alışveriş yaptığı pazarda bile birtek meyve sebze dahi seçemezsiniz. Oysa ki adı sanı duyulmamış birçok ilçede bu mümkündür. Türkiye'nin en arta kalmış meyve ve sebzeleride yine bu pazarlarda satılır. Esnafı son derece ilgisizdir. Alırsan al almazsan alma tavrı takınırlar.

    YanıtlaSil
  3. Esra, kim olduğu bugünkü yazıda...

    Cemalcim, ilk kez yorum yaptın bir yazıma, teşekkür ederim. Devamını bekliyorum.

    Adsız, sanırım benim gönlümde Ereğli 70'lerde kaldı. Şimdi gelince tam da benim Ereğli'me gelmiş gibi olmuyorum. Hele ki bizim lojmanlanlar yıkıldıktan sonra. Benim gönlümdeki Ereğli'de içinde tanıdığım, sevdiğim, aşina olduğum insanlar da var. Bu resmi kimse değiştiremez. Yorumunuz için teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
  4. Aynen...çevrenizde Ereğli'de ...en az bir kere bulunmuş..Ereğli'den geçmiş...yada bir yakını Ereğli'de yaşamış..ERDEMİR..de çalışmış..birileri vardır...benim ve çocuklarımın doğumu..okula başlayışım..çocukluğum..gençliğim..ilk aşklarım:))..ilk işim..tüm çocukluk arkadaşlarım..ÇINAR..sahil yolu...EREĞLİ..
    AYŞEN

    YanıtlaSil
  5. Ayşen hoşgeldiniz bloguma... Çınaraltında bir çay istedi canım şimdi...
    :)

    YanıtlaSil
  6. eregli dogdugum yer...ailemin yasadigi yer..iyi kotu anilarim oldugu sehir...uzaktada olsam her daim donecegim yer...yani uzun lafin kisasi memleketim...

    YanıtlaSil
  7. Resmi gördüğümde, aklıma ilk gelen Hande olduğuna emin oldum...Başınız sağolsun yavrum,annene de ulaşacağım...Keşkeleri düşünme,o keşkeler bitmez.Güzel olanları hatırla sadece...Ereğli gibi...Annen gibi dünya tatlısı bir baban vardı senin,benim tüm gençlik dönemimde var olan,çok sevdiğim,kahvemi çok seven...Bizler o yılları kocaman bir aile gibi yaşadık,bunun hiç bir yerde,tek bir örneği yoktur,çok eminim...Bizlerin birbirimize sevgi ve bağlılığımızı (bunca sene sonra bile)nasıl birlikte mutlu olduğumuzu izleyen herkes şaşkınlığa düşüyor...Bunu anlamak zor biliyorum,bizimle o günleri yaşamayan hayal bile edemez..:)))
    Çok öpüyorum seni...Aygen

    YanıtlaSil
  8. Aygen abla, hoşgeldiniz bloguma. Bundan sonra sık sık beklerim. Büyük bir aile gibiydik hakikaten. Ben de bunun çok özel bir ayrıcalık olduğunu düşünüyorum.

    Memleketim lafı ne güzel bir laf... Ben de genetik yapısı karmakarışık biri olarak nerelisin diyene rahatlıkla Ereğliliyim diyebiliyorum. Sanırım benim de memleketim...

    YanıtlaSil
  9. Handecim,hayranim yazilarina...Yuregimi isitiyorlar hepsi...Tesekkurler

    YanıtlaSil
  10. hande'cim eline saglik....

    YanıtlaSil
  11. Hande , yazdıklarınla dolu dolu ondört yılımın geçtiği,ayrıldığım otuz iki yıla rağmen heran andığım Ereğli'yi çok güzel anlatmışsın.Elllerine aklına sağlık.
    Ender

    YanıtlaSil
  12. çok güzel bir yazı olmuş. okurken "hande? hangi hande acaba?" dedirttin :))) blog dünyasında da toparlanıp kendi networkümüzü kuralım bence :)))

    YanıtlaSil
  13. Kdz.Ereğli`de doğup büyümüş, Lojman`da yetişen şanslılardan biri olarak yazınızı çok beğendim, gülümseyerek okudum.
    Ben de beklerim:
    http://mutlueller.blogspot.com/

    YanıtlaSil
  14. Ne yazıkki gençliğimizin kültür üreten,gelişen güzel kenti gericileşmiş,lumpenleşmiş.
    Çirkinleşmiş.
    Derelerinin üstü kapatılmış.
    Pazar esnafı iyice çeteleşmiş.
    Sokak ve caddelerinde yürüme imkanı kalmamış.Canım tarihi eserleri yok edilmiş.
    Yazık.

    Gördükçe içim kararıyor.
    Canım şehir betonarme Afganistan olmuş.
    m.mehmetoğlu

    YanıtlaSil
  15. Ereğli dışında yaşayan her Ereğli çocuğu sonunda gelecek. Ben 25 sene İstanbul'dan sonra burada arazi alıp yerleştim. Evden çıktıktan 10 dakika sonra denizde yüzüyorum. Dalıyorum, yelken yapıyorum, balık tutuyorum. 10 dakika sonra ormanda keyif yapıyorum. Dünyanın hiç bir yerinde böyle bir lüks yok. İstanbul veya Ankara çok lazım olursa, 2,5 saat uzaklıkta. ( Aman lazım olmasınlar. ) Sevgiler hepinize.

    YanıtlaSil
  16. Bloğunuzdaki bilgileri ekibimizce cok beğeniyoruz ve arkadaşlarımızada tavsiye ediyoruz. sorunlarınız için sizide Ucuz laptop sayfamıza bekliyoruz.

    YanıtlaSil