Translate

14 Kasım 2011 Pazartesi

Bulutların üstünde

Kocacım Saleve'in tepesinde.
Hafta sonunda çok ilginç bir doğa olayına tanık olduk. Allahtan bütün doğa olayları depremler, tsunamiler veya tayfunlar gibi korkunç değil.


Cenevre iki dağ silsilesinin (Juralar ve Alpler) arasında, Rhone ve Arve nehirlerinin oluşturduğu bir vadinin içinde yer alıyor. Kent merkezi bu iki nehrin Leman gölü ile birleştiği noktada kurulmuş ve dağlar kentin kuzeyde ve güneyde doğal sınırlarını oluşturuyorlar. Bu hafta sonu kentte kapalı, basık, gri bir hava vardı. Isı 9-10 santigrad derece civarındaydı. Cumartesi gününün sabahı sushi dersinde, öğleden sonrayı evde karın ağrısından kıvranarak ve akşamı kızıma alışveriş ve sonra da kir* eşliğinde pizza arkasından çok güzel bir film seyrederek (The Help) geçti. Akşam da eve gelince kızıma aldığım yünden pelerinini örmeye başladım. Umarım güzel olur.


Pazar günü için de bir arkadaşımızın yaptığı plan doğrultusunda önce kentin güneyinde yer alan Saleve tepesine çıkıp (rakım 1097 m) ardından hemen yakınındaki Annemasse kentine gidip lahmacun yemeye karar vermiştik. Ancak Saleve'in manzarasının böyle basık sisli puslu bir havada güzel olmayacağını düşünüyorduk. Olsun, biraz yürür, dağ havası alır sonra da dostlarla birlikte yer, içer, yumuşak bir Pazar gününün keyfini çıkarırdık. 


Arabaya atlayıp Saleve'e tırmanmaya başladığımızda bizi yukarıda neyin beklediği konusunda en ufak bir fikrimiz yoktu. Tırmanışın sonuna doğru yukarıdaki ağaçların arasından hüzmeler şeklinde sızan güneş ışığı arabanın içinde küçük sevinç çığlıklarına neden oldu. Durağımıza ulaştığımızda ise herkes şaşkınlık içinde etrafına bakıyordu. Bir kere burası güneş içinde, pırıl pırıldı. Sanki sadece 1000 metre yükselmemiştik de cennete çıkmıştık! Bu ışıl ışıllığın içinde ağaçlar sonbahar renklerine bürünmüş etrafta sessizce yürüyen insanlar adeta birer huzur dağıtıcısı konumuna geçmişlerdi. Neredeyse çocuklar bile daha sessizdi...
Saleve tepesinde "göl" kenarında bir lokanta.


Normalde kentin olması gereken yer buluttan bir göl ile kaplıydı. Bütün kentin üstüne bulutlardan bir yorgan örtülmüş, aşağıdaki evlerden, nehirlerden, sokaklardan, koskoca Leman gölünden eser kalmamıştı! Önce kocam dedi "cennet böyle bir yer olsa gerek..." Aynı sözleri beş dakika sonra gruptaki bir diğer kişiden de işitince ruhun yükselme ile cenneti eşleştirdiği düşüncesine kapıldım. Yükselme, topraktan uzaklaşma, güneşe, ışığa yaklaşma, hafiflik... Herhalde...


Kısa bir yürüyüş yaptık tepedeki alıcı-verici kulesinin etrafında. İnsanlar hakikaten hipnotize olmuş gibi buldukları yerlere oturmuş, bulut gölünü seyrediyor, güneşleniyor, fotoğraf çektiriyordu. 


İşte size bu ortamı biraz daha iyi yaşatmaya çalışan bir video... 




Bir süre daha orada, bulutların üstünde gezindikten sonra bulutların altına indik ve günü Annemasse'da pide yiyerek sonlandırdık...


Bence haftasonları en az üç gün olmalı, sizce?








* Kir, beyaz şarap içinde siyah frenküzümü liköründen oluşan bir aperitif. Aynı likörü sek köpüklü beyaz şaraba eklerseniz de "kir royal" oluyormuş!

5 yorum:

  1. ne güzel, iyi ki gitmişsiniz, doğa sürprizlerle dolu...

    YanıtlaSil
  2. Meteorolojide biz buna "enverziyon" seviyesi diyoruz. Normalde hava sicakligi yukari cikildikca azalir. Yaki yukari seviyelerde hava sicakligi asagiya oranla daha dusuktur. Burada ise olay tam tersi... Yani bu seviyedeki hava kutlesi altindaki hava kutlesine oranla daha sicak. Isinan havanin yukselmesi beklenir, oyledir de. Ancak bu seviyeye geldiginde uzerindeki hava kutlesi daha sicak (daha az soguk :) oldugundan daha fazla yukselemez ve bu goruntu olusur. Kotu bir ornek olacak ama, evde sigara icildiginde dumanin tavana kadar yukselip, tavanda yayilmasi gibi. Ust seviyedeki nisbeten sicak hava aynen tavanin yaptigini yapar. Bu durum normalde gun icinde yere yakin hava kutlesinin gunesin etkisiyle isinmasiyla ortadan kalkar. Kis aylarindaki yogun sis de tamamen budur. Sigara ornegine donersek, tavanin cok daha alcaldigini dusunurseniz, duman alti olursunuz. Sis de tamamen boyledir. Bazen bu fark cok fazla oldugundan gun icindeki isinma da bu durumu degistirmeye yetmeyebilir. Esenbogada birkacgun suren sis de buna bir ornektir. Atmosferin dikey sicaklik profilini balonlarla ve uydu goruntuleriyle tesbit etmeye calisiriz. Eger enverziyon seviyesindeki sicaklik o gun icin bekledigimiz maksimum sicakliktan fazla ise sis tahminimizi devam ettiririz. Yani yere yakin hava en yuksek sicakligina ulastiginda bile uzerindeki havanin sicakligina ulasamiyor, yani tavani delemiyor demektir. Eger bu seviye yere yakinsa da bu; sis devam edecek/olusacak demektir. Neyse fazla uzattim, guzel resimler, paylastigin icin tesekkurler...

    YanıtlaSil
  3. Cok merak ettim o beyaz kutlenin icine girilebiliyor muydu yoksa asagi dogru bir kac adim atmak ucuruma gitmek anlaminda mi?

    YanıtlaSil
  4. Vay hocam, teşekkür ederim. Bak birşey daha öğrendim. Bir dahaki sefere siz de olursunuz da canlı olarak dinleriz inşallah... Sağolasın.

    YanıtlaSil
  5. Celal'cim, bir bulutun içine ne kadar girebiliyorsan o beyaz kütlenin de içine o kadar girebiliyorsun. Videoda toprağın sonu olarak görülen yerden ötesi uçurum.

    YanıtlaSil