Translate

1 Kasım 2011 Salı

Başarısız yemek denemeleri

Şimdi, hakemli tıp dergilerinde "negatif sonuç" yayımlatmak zordur. Yani yaptığınız bir araştırmanın sonucunda mesela denediğiniz ilaç, girişim şekli, veya herhangi bir diğer müdahale beklediğiniz sonucu ortaya çıkarmamışsa; mesela o ilacı kullanan kişinin kan basıncı diğerine göre düşmemişse, o türlü ameliyat ettiğiniz insanlar diğerlerine göre daha çabuk iyileşmemişlerse, araştırmanızın sonucunun "negatif" olduğu söylenebilir. Bu tip araştırmaların da dergilerde yayımlanması daha zordur. Sanırım herkesin algısı, "nasılsa bir işe yaramamış, ne gerek var ki yayımlanmasına" şeklinde olur. Aslında o ilaçla, girişimle, yöntemle tek araştırma yapan da siz değilsinizdir. Diyelim ki dünyanın çeşitli yerlerinde A ilacını araştıran 15 araştırmacı var. Ve diyelim ki bunlardan ikisinin sonuçları "pozitif" çıktı. (Yani bu ilacın diğerinden daha etkili olduğunu buldu.) Ve geri kalan 13 araştırmacının sonuçları da "negatif" çıktı. Bu iki araştırmacının sonuçlarının yayımlanma olasılığı diğer 13 araştırmacının sonuçlarının yayımlanma olasılığından büyüktür. Öncelikle 13 araştırmacının bir kısmının zaten morali bozulmuştur beklediklerini bulamadıkları için, bunlar belki araştırma raporunu ve makalesini bile yazmayacaklardır. Yazanların çoğu da dergilere kabul edilmeyeceklerdir. Sonuçta bu ilaçla ilgili makale taraması yapan diğer araştırmacılar iki adet pozitif sonuç bulup bu ilacın fark yarattığı şeklinde bir fikir edineceklerdir.


Bütün bu giriş niye? Efendim, bu hafta sonu denediğim iki "negatif" sonuçlu yemek ile ilgili deneyimlerimi paylaşmak için. Bunları da yazayım ki belki hayatınızda bir yerde bir işe yarar.


Sülün
(Kaynak: www.freewebs.com/pheasantinn)
Birinci yemek şaraplı, sebzeli sülün yahni. Bu Cumartesi Ferney-Voltaire pazarından aldığımız iki adet erkek sülün (İngiltere'de avlanmış, tanesi 8€) hazırlama sırasında bize çok duygusal anlar yaşattılar. Hem kocamın hem de benim güzellikleri karşısında nutkumuz tutuldu; bütün hazırlama işlemi boyunca onlara bize gıda oldukları için teşekkür ettik. Renklerinin, tüylerinin çeşitliliğini yakından gördük. Tekrar tekrar hayran kaldık. Hazırlama işlemi bitince onları ertesi gün, yani Pazar günü, Dardagny yürüyüşü sonrasında pişirmeye karar verdim. Akşam gelince önce onları tavada biraz kızarttım, sonra bir takım kök sebzeler, soğan, sarımsak kavurdum ve sülünleri ekledim. Üstüne biraz kırmızı şarap ekledim. Yeni dökme demir tenceremde bir saat 15 dakika pişirdim. Sonuçta ortaya pek de matah birşey çıkmadı. Yeniden gidip almayı düşünmüyoruz yani, o kadar söyleyeyim. Bir tek hiçbirşeyi kolay kolay beğenmeyen kızım beğendi. Valla ona da pek anlam veremedim. (Belki parçalayarak daha uzun zaman pişirmek ve biraz daha yağ katmak yemeği kurtarabilirdi.)


Patlıcanlı köfte
İkinci deneme, patlıcanlı köfte. Evet, kakarakikiri'nin blogunda görüp deneme sözü verdiğim yemek. 850 gr patlıcanı közledim, 650 gr kıymaya ekledim. İçine bir yumurta, bir bardak ekmek kırıntısı, tuz, biber, bir çorba kaşığı sarımsak tozu koyarak yoğurdum. Sonuçta büyük köfteler yaptım. Hem tavada hem de fırında denedim pişirmeyi. Fırındaki daha iyi oldu. Peki tadı? Ehhhhhhh... Yani normal bir ızgara köfte ile yanında patlıcan salatası çok daha lezzetli olurdu aynı miktarda uğraşmaya...  


Bu yemeklerin fotoğraflarını da çektim basamak basamak ama nafile... Güzel olmayan yemeklerin basamak basamak tariflerinden kime ne! 


İşte budur. Bu da size kıyağım olsun.

7 yorum:

  1. ikisatirdokturmelik.blogspot.com1 Kasım 2011 19:49

    senden ilham alip benden hindibag midir nedir onu pisirdim bayagi acimsi birsey sen onu nasil pisiriyorsun handecimmmm..maden yemek tariflerine bagladik kis salatanin tarifnide gonderirsen sevinirim...Sulun hakikaten guzel bir kusmus hic gormemistim sayende yeni birsey gormus oldum...

    YanıtlaSil
  2. Birincisi, başarısız yemek denemelerinin yayını içinhakemli bir derginin kullanılmak zorunda olmaması ne kadar iyi..

    İkincisi, en çok merak ettiğim; satınalındığında o güzelim sülünün canlı olup olmadığıdır?..

    Sakın ha!

    YanıtlaSil
  3. Ebrucum, hindibağ (yani "endive") acımsı bir sebze zaten. Bu tadı sevmiyorsan nasıl pişirirsen pişir hoşlanmayabilirsin. En az acı olduğu hali çiğ hali. Bu şekilde salatalara koyabilirsin. Benim pişirdiğim şeklini de burada yazmak zor, bloga yazayım bir gün... Kiş salatası da neymiş? Hatırlamadım. Hatırlat, onu da yazarım.

    Yusuf Nazım, sülün ölüydü. Saçma ile avlanarak vurulmuş. Ama hala güzeldi. Yalnız bir daha böyle bir deneyim yaşamak isteyeceğimizi sanmıyorum. Ben de hala okuyor mu diye merak ediyordum, yazdığınıza sevindim...

    YanıtlaSil
  4. Ben üye olmama rağmen son yazının bildirimi gelmedi. Neden olabilir acaba? Patlıcanlı köfte güzel görünüyor-lezzetin tatmin edici olmaması ilginç ama patlıcan salatası ve köfte bence de daha hoş geliyor kulağa...
    Ben de bir ara deneysel bir patlıcanlı börek yapmıştım. Negatif sonuç çıkmamıştı ama. Yufkayı tahinle yağlayıp üçgen yapıyorsun.ç Arasına közlenmiş patlıcan. Gül börek şeklinde sarıp pişiriyorsun. Sonra geçenlerde dil peyniriyle denedim-sonuç RE_ZA_LET.

    YanıtlaSil
  5. Valla bu yazi bildirimlerini henuz anlayabilmis degilim. Bilen varsa soyleyebilirse cok sevinirim. Tahinli patlicanli borek ilginc. Hic tahmin edemiyorum bu tadi...

    YanıtlaSil
  6. Bu tarifi yazmak da ne zamandır aklımdaydı, hazır tariflere başlamışken onu da yazayım. Çok lezzetli olmuştu bu patlıcanlı, tahinli börek.
    Malzeme:6 adet közlenmiş patlıcan (ben mevsimi değildi, konserve kullanmıştım, itiraf etmek gerekirse)
    50 gr kadar tereyağ
    1 tutam tuz
    2 adet yufka (oralarda bulunuyor mu? Bilmiyorum)
    Yufkayı ıslatmak için, tahin ve sıvıyağ

    Közlenmiş pve ince kıyılmış patlıcanları tavada tereyağında şöyle bir çevirin
    Ayrı bir yerde tahin ile yağı kase içinde birbirine yedirin. Yufkanın ilkini tezgaha serip üzerine tahinli sıvıyağı sürün. İkinci yufkayı ilk yufkanın üzerine yerleştirip patlıcanları eşit şekilde yufkanın her tarafına yayın. Yufkanın kenarlarını içe doğru katladıktan sonra uzun tarafından sararak kalın bir ruola yapın. Üzerine kalan tahinli sosu sürüp önceden ısıtılmış 180 derece fırında börek kızarana kadar(yaklaşık 30 dk) pişirin.

    YanıtlaSil
  7. Hmmmm kesinlikle denenecek bir tarif. Epeydir tahıl ve ürünleri yemiyoruz. Kocamın canı ne zaman börek çekerse o zaman yaparız artık. Çok teşekkürler Esra.

    YanıtlaSil