Translate

18 Ağustos 2011 Perşembe

Kamerun-Türkiye omuz omuza! - 1


Kamerun'un Afrika'daki yeri.
 Dün akşam kardeşimle birlikte Kamerun'lu bir ailenin evine akşam yemeğine gittik. Stella ve Martin 18 yıldır Cenevre'de çalışıp hemen yanıbaşındaki Ferney-Voltaire'de oturan bir çift. Bahçe içindeki, kendi deyimleriyle, Afrika evinde dört çocuk büyütüp evden göndermişler. Şimdi koca evde bir köroğlu bir ayvaz yaşıyorlar. Sekiz odalı evin kendi yaşamları için günübirlik kullandıklarının dışındaki bölümleri, çocuklar ziyarete geldikçe açılıyor.

Stella'yı epeydir tanıyorum iş icabı. Ancak samimiyetimizin artması Nisan ayında birlikte Ankara'ya yaptığımız bir iş seyahati dolayısıyla oldu. Kardeşim de Ankara'ya gelince onlar da tanışmış ve kaynaşmış oldular. Malum, bu tip seyahatlerde gündüzler iş, toplantı ile geçerken akşamlar da aynı yerde çalışan insanların birbirlerini daha iyi tanımalarına vesile oluyor. Bazen tanıdıklarını insan olarak seviyorsun, bazen de "benden uzak olsun da..." diye başlayan cümleler kuruyorsun. Neyse, Stella kardeşimin yazın Cenevre'de olacağını duyunca "mutlaka arayın, birlikte olalım" demişti. Biz de aradık ve dün bir araya geldik.

Eve gelirken daha teras ve bahçedeki çiçekler insanın gözüne çarpıyor. İlk beş dakika içindeki sohbetten de anladığımız gibi Martin çiçek düşkünü bir adam. (Daha sonra Claudine'in söylediği gibi "this man is flower crazy!" de denebilir.) Terasın içinde yaptığı çeşitli köşelere değişik çiçekler yerleştirmiş. Her biri hakkında uzun uzun konuşup hikayelerini anlatmayı da seviyor. (Şu hibiskusu bundan çeliklemiş, bu küpeyi şuradan satın almış, şu sardunyalar kışın donmuş, budamış, içeri almış, yeniden çıkmışlar, falan.) Hikayenin arasında da zaman zaman cebinden beyaz mendilini çıkartıp koyu kahverengi alnı üzerinde biriken terleri siliyor.

Kamerun bayrağı
Biz Martin'le terasta çiçekler üzerinde konuşurken yine Kamerun'lu arkadaşları Claudine ve Martin geliyor. (Anlaşılan Martin Kamerun'da Mehmet gibi sık kullanılan bir ad.) Claudine enine boyuna yapılı, varlığı uzaklardan bile kolaylıkla fark edilebilen bir kadın. Üzerine kırmızı büyük çiçekli, uçuşmalı bir elbise giymiş. İncecik kocası Martin de koyu renk bir pantalon ve üzerine bej bir keten ceket... İkisinin de özenle hazırlandıkları belli oluyor. Evsahipleri bizi birbirimize tanıştırdıktan birkaç dakika sonra sofraya davet ediliyoruz. Martin kibar bir şekilde hepimizi tek tek terasın öteki ucunda kurulmuş sofranın çevresindeki sandalyelere yönlendiriyor. Stella ile anlaşmamızda onun Kamerun yemekleri yapacağı vardı. O yüzden heyecanla bekliyoruz sofraya gelecekleri.

İlk olarak yeşil salata geliyor. Stella biraz özür dileyen bir sesle Kamerun'da giriş yemeği (Fr. entrée; İng. first course) diye birşey olmadığını, o yüzden salata yaptığını bildiriyor. Sonra birkaç dakika Kamerun'a ait bir giriş yemeği bulmaya çalışıyorlar, ve hep birlikte Stella'nın fikrini destekliyorlar: "Kamerun'da giriş yemeği diye birşey yok! Biz bütün yemekleri sofraya getirir ve istediklerimizden istediğimiz sırayla alır ve yeriz."

Salatadan sonra Stella başroldeki fırında balık ile birlikte bütün yemekleri sofranın üzerine yerleştiriyor. Ana yemeğimiz fırında Kamerun baharatlarıyla pişmiş "tilapia" balığı. Anavatanı Afrika olan bu balık tatlı suda yaşarmış. Bembeyaz eti levreği andırıyor fakat daha tombul ve sertçe. Diğer yemekler ise haşlanmış tatlı patates (tadı bu kadar mı kestaneye benzer!), füme balık ve soğanlı ıspanak kavurması, kızarmış yeşil muz dilimleri, haşlanmış pirinç ve yerfıstığı sosunda füme tavuk parçaları. Tavuk ile pirinç birlikte yeniyor. Kızarmış muz ıspanağın yanında... Tabii diğerleri de tabağın çeşitli kısımlarında yerlerini alıyorlar. 

Gece boyunca sofradaki muhabbet hiç de bizimkileri aratmayacak bir neşe, kahkaha ve samimiyet içinde sürüp gidiyor. Ama şimdi ölçüyü kaçırmamak için bu yazıyı burada kesiyor, bir sonraki bölümde anlatacaklarıma ilişkin küçük ipuçları vererek sizleri tekrar buraya bekliyorum:
  • Kamerun'da yeni evli çiftlere verilen "özel" hediye nedir?
  • Kamerun'da çocuk kime aittir?
  • Kamerun'da kadınlar nasıl dans eder?
  • İkinci Martin'in karısını çıldırtan hobisi nedir?
  • Kardeşimin yaptığı tatlıyı üstüne ne dökerek yediler?
  • Gece yarısına kadar süren bu eğlenceden eve nasıl döndük?
  • Cenevre'de Kamerun-Türkiye kardeşliği nasıl tesis edilecek?
Bütün bunlar ve daha fazlası AZ SONRA!!!!!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder