![]() |
| New York'lu kadınlar seçme ve seçilme hakkı için yürüyorlar (1912). (Kaynak. Wikimedia Commons) |
Hayatımın önemli bir kısmını "aile planlaması" tanımı, uygulamaları, eğitimi ile geçirdim. Hayatta en sevdiğim tanımlardan biridir aile planlaması tanımı: ailelere istedikleri zaman istedikleri sayıda çocuk sahibi olmaları için sunulan hizmetlerin tümü... Ne tek çocuk yapacaksınız diyor bu tanım, ne üç ne de beş. Sadece kaç çocuk yapmak istiyorsan o sayıda, ne zaman yapmak istiyorsan o zaman yapmana yardımcı olacak hizmetlerimiz var, bilginiz olsun; kullanmak isterseniz de işte burada, diyor.
Türkiye'de şu anda 10 haftaya kadar olan gebeliklerin sonlandırılması isteğe bağlıdır. Daha önceki yasada ise bunun ancak tıbbi gereklilik durumunda yapılabilmesi söz konusuydu. Şu anda geçerli olan yasa Türkiye'de bilimsel temeller üzerine yerleştirilmiş ilk ve tek yasadır. 1983'de yürürlüğe konmuş olan bu yasanın 2012'de tartışılıyor olması üzücü olmakla birlikte şaşırtıcı değildir. Sosyal konjonktürde her zaman dalgalanmalar olur. Önemli olan hükümet etme alanında farklı görüşlerin bir denge içinde olmasıdır. Ancak bu şekilde bir olguya farklı şekillerde bakılır, fikirlerde, yönelimlerde, iç ve dış ilişkilerde bir denge yakalanır, herhangi bir grubun görüşünün kendini tekrar tekrar ve büyüterek üretmesi tehlikesine karşı uyanık ve donanımlı olunabilir.
10 haftaya kadar olan gebeliklerin sonlandırılmasının isteğe bağlı olması anne ve çocuk sağlığı açısından son derece önemlidir. Bu yasayla eskiden eğitimsiz mahalle/köy ebeleri ve diğer ehliyetsiz kimseler tarafından yapılan kaçamak, merdiven-altı kürtajlarda ölen onbinlerce kadının hayatı kurtulmuştur. Kimse bundan haberi yokmuş gibi yapamaz. Kollektif hafızamız herşeyi unutur ama anne ve çocuk ölümlerini kolay kolay unutmaz. Gebeliğin sonlandırılması hizmetleri kapsamlı bir aile planlaması hizmet paketiyle birlikte sunulmalıdır. İstenmeyen gebelikler böyle azaltılır, yasaklayarak değil...
Sezaryen ise bambaşka bir konu. Son 20-30 yılda sezaryen ameliyatlarının normal doğumlara oranı giderek arttı. (Özellikle ameliyat dedim çünkü bu bir ameliyat gerçekten.) Elbette bunda uzman hekimlerin tercihinin rolü vardır. Saatlerce süren bir doğumda annenin başında beklemek tercih ettikleri bir şey olmayabilir. Anne doğum sancısı çekmek istemeyebilir (sonradan ameliyat sancısı çekiyor gerçi). Ve bu seçenek bir boyuttan "insan hakkı" gibi sunulabilir.
Biliyor musunuz 1960'lı yıllarda yeni doğum yapmış annelere (tabii daha üst sosyo-ekonomik düzeylerde) "bebeğinizi emzirecek misiniz, mama ile mi besleyeceksiniz?" diye sorup mama seçeneğini seçenlere sütleri kesilsin diye iğneler yaparlarmış. Sizce bu seçeneğin sunulması da bir insan hakkı mı? Hangi insanın?
Sezaryen normal doğuma eşdeğer bir seçenek değildir, olmamalıdır. Her sezaryen seçiminde annenin mutlaka detaylı bir şekilde bilgilendirilmesi, bu girişimin hem kendi, hem de bebeği için avantaj ve dezavantajlarını anlamış olması gereklidir. Normal doğum ve emzirme için kadınların korku ve endişelerini azaltacak, kapsamlı bir danışmanlık verilmelidir. Bireysel düzlemde sonuçta anne yapacaktır seçimini. Ama devlet, bir politika olarak normal doğumu öncelemeli ve bunu teşvik etmelidir. Son olarak da kürtaj ve sezaryen popülist politikalara alet edilemeyecek kadar önemli konulardır. Bu bağlamda tartışma çerçevesi, sağlık ve insan hakkı olmalıdır.
İşte size kafamın net olduğu fikirlerim. Her kadının:
- cinselliği ile ilgili bilgileri sağlıklı kaynaklardan öğrenmeye ve kendi cinselliği ile ilgili kararlar alabilmeye hakkı vardır;
- gebeliğinin zamanlamasına ve sayısına karar vermeye hakkı vardır;
- istemediği gebeliği 10 haftaya kadar sonlandırmaya ve bunun için gereken hizmetlere ulaşabilmeye hakkı vardır;
- gebeliği boyunca ehil bir sağlık çalışanı tarafından izlenmeye hakkı vardır;
- gebeliği boyunca gereken aşı, ilaç ve tıbbi girişime ulaşmaya hakkı vardır;
- sağlıklı bir ortamda, ehil bir sağlık çalışanının gözetiminde ve desteğiyle doğum yapmaya hakkı vardır;
- gerekli olduğu durumlarda sezaryen ameliyatına ulaşmaya hakkı vardır;
- hemen doğum sonrasında bebeğiyle olmaya ve onu emzirmeye, bunun için gereken bilgi ve hizmetlerin ona sunulmasına hakkı vardır.



















